Search
English Turkish Sentence Translations Page 3141
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| There are a lot of artists out there. | Orada birçok sanatçı var. Orada birçok sanatçı var. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| And maybe I'll open an art gallery. | Ve belki de bir resim galerisi açarım. Ve belki de bir resim galerisi açarım. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Gee, I sure can blabber on. | Vay be, kesinlikle bunun için gevezelik edebilirim. Vay be, kesinlikle bunun için gevezelik edebilirim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You haven't heard a word I've said, have you? | Anlattıklarım tek kelimesini bile dinlemediniz, değil mi? Anlattıklarım tek kelimesini bile dinlemediniz, değil mi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Yes, I have. | Evet, dinledim. Evet, dinledim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Your last sentence was, "Gee, I sure can blabber on." | Son cümlen; "Vay be, kesinlikle bunun için gevezelik edebilirim." Son cümlen; "Vay be, kesinlikle bunun için gevezelik edebilirim." | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [laughs] | [KAHKAHALAR] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's all wishful thinking anyway, | Hepsi zaten hüsnükuruntu... Hepsi zaten hüsnükuruntu... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| some pipe dream. | ...birkaç ışıltılı hayal. ...birkaç ışıltılı hayal. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You will move to Sausalito. | Sausalito'ya gideceksin. Sausalito'ya gideceksin. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You will make art. | Ressam olacaksın. Ressam olacaksın. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You will open an art gallery. | Bir resim galerisi açacaksın. Bir resim galerisi açacaksın. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Now, how do you know all this, pray tell? | Şimdi, bunların hepsini nasıl biliyorsunuz, dua mı ediyorsunuz? Şimdi, bunların hepsini nasıl biliyorsunuz, dua mı ediyorsunuz? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Because I do. | Çünkü biliyorum. Çünkü biliyorum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Let's change the subject, okay? | Konumuzu değiştirelim, tamam mı? Konumuzu değiştirelim, tamam mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Tell me more about your Ghotas. | Ghota'lar hakkında daha çok şey anlatın. Ghota'lar hakkında daha çok şey anlatın. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Do they have three eyes and six horns? | Üç gözlü ve altı boynuzlu mu? Üç gözlü ve altı boynuzlu mu? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| They are unicellular amphipods | Nükleolitik deri altı zarına sahip... Nükleolitik deri altı zarına sahip... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| with a nucleolytic subdermal membrane | ...kromodinamik dönüşüm gerçekleştirebilen, tek hücreli amfipodlardır. ...kromodinamik dönüşüm gerçekleştirebilen, tek hücreli amfipodlardır. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What does all that mean? | Ne demek şimdi bunlar? Ne demek şimdi bunlar? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Ghotas can make themselves invisible. | Ghota'lar kendilerini görünmez yapabilirler. Ghota'lar kendilerini görünmez yapabilirler. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| lnvisible. Cool. | Görünmezlik mi? Havalı. Görünmezlik mi? Havalı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Ghotas are not cool. | Ghota'lar havalı değildir. Ghota'lar havalı değildir. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Their metabolic temperature is 155 ofyour degrees. | Metabolizma sıcaklıkları 155 derecedir. Metabolizma sıcaklıkları 155 derecedir. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Ghotas are an aggressive, intelligent, and clever species. | Ghota'lar saldırgan, zeki ve akıllı bir türdür. Ghota'lar saldırgan, zeki ve akıllı bir türdür. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| This one disabled the plasma injectors on my spacecraft. | Etkisiz kılınmış plazma enjektörlerinden bir tanesi uzay gemimdeydi. Etkisiz kılınmış plazma enjektörlerinden bir tanesi uzay gemimdeydi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I was forced to land on your planet. | Gezegeninize inmek zorunda kaldım. Gezegeninize inmek zorunda kaldım. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| The Ghota escaped. | Ghota kaçtı. Ghota kaçtı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| So Ghotas can, uh, think? | Yani Ghota'lar çoğalabilir mi? Yani Ghota'lar çoğalabilir mi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Stop. | Dur. Dur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Stop here. | Burada dur. Burada dur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Did you see something? | Bir şey mi gördün? Bir şey mi gördün? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| No, I sensed it, over there by that dwelling. | Hayır, hissettim, orada şu kulübede. Hayır, hissettim, orada şu kulübede. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| We get out here. | Oraya gidiyoruz. Oraya gidiyoruz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| We? | Biz mi? Biz mi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You must come with me. | Benimle gelmelisin. Benimle gelmelisin. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| That's sweet of Ted. | Bu, Ted'in hoşluğu. Bu, Ted'in hoşluğu. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I want Tammy safe too. | Ben de Tammy'nin güvende olmasını istiyorum. Ben de Tammy'nin güvende olmasını istiyorum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Stay behind me, close. | Yanımda kal, yaklaş. Yanımda kal, yaklaş. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Um, Dr. Lewis, I really don't think we should be here. | Doktor Lewis, sanırım gerçekten burada olmamalıydık. Doktor Lewis, sanırım gerçekten burada olmamalıydık. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Stop. Don't move. | Dur. Kımıldama. Dur. Kımıldama. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| This is not good. | Bu iyi değil. Bu iyi değil. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What is not good? | İyi olmayan ne? İyi olmayan ne? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's only a puddle. | Sadece su birikintisi. Sadece su birikintisi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Somebody spilled something, that's all. | Birisi, bir şeyler dökmüş, hepsi bu. Birisi, bir şeyler dökmüş, hepsi bu. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Yes, a puddle. | Evet, su birikintisi. Evet, su birikintisi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| So why is a puddle not good? | Pekâlâ, bu su birikintisinde iyi olmayan ne? Pekâlâ, bu su birikintisinde iyi olmayan ne? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| The Ghota has eaten. | Ghota yedi. Ghota yedi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It absorbs its prey's nutrients, | Avının besleyici yerlerini emer... Avının besleyici yerlerini emer... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Ieaving only water and metabolic residue. | ...geride sadece su ve metabolik atıklarını bırakır. ...geride sadece su ve metabolik atıklarını bırakır. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Humans are mostly water. | İnsanlar çoğunlukla sudur. İnsanlar çoğunlukla sudur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Humans? | İnsanlar mı? İnsanlar mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| That's a person? | Bu bir insan mı? Bu bir insan mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It was a person. | İnsandı. İnsandı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Oh, look at it. | Şuna bir bak. Şuna bir bak. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| That is a mud puddle. | Bu sadece çamurlu su. Bu sadece çamurlu su. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's not a person. | İnsan değil. İnsan değil. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Dr. Lewis, Ted, | Doktor Lewis, Ted... Doktor Lewis, Ted... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| aren't you carrying this Ghota thing | ...bu Ghota meselesini... ...bu Ghota meselesini... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| a little bit too far? | ...biraz fazla uzatmadın mı? ...biraz fazla uzatmadın mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I mean, you're very creative, | Yani, çok yaratıcısın... Yani, çok yaratıcısın... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Quiet. Stay behind me. | Sessiz ol. Yanımda kal. Sessiz ol. Yanımda kal. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Oh, this is absurd. What for? | Saçmalık bu. Ne için? Saçmalık bu. Ne için? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Ted wants you safe. | Ted güvende olmanı istiyor. Ted güvende olmanı istiyor. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Oh, would you please not talk like that? | Bana bunu söylemeyi kesecek misin? Bana bunu söylemeyi kesecek misin? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It is beginning to bug me. | Buna gıcık olmaya başlıyorum. Buna gıcık olmaya başlıyorum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I think I've had enough of this silly, stupid game. | Sanırım bu saçma oyun için benden bu kadar. Sanırım bu saçma oyun için benden bu kadar. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You are safe with me. | Benimle güvendesin. Benimle güvendesin. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You keep away. | Benden uzak dur. Benden uzak dur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [engine turning] | [MOTOR ÇALIŞIYOR] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Pull over. | Kenara çek. Kenara çek. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I got to take a whiz. | Tuvaletim geldi. Tuvaletim geldi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Can't you wait until we get to town? | Kasabaya dönünceye kadar bekleyemez misin? Kasabaya dönünceye kadar bekleyemez misin? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| No, I can't. | Hayır, bekleyemem. Hayır, bekleyemem. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Now, please pull over there by those trees. | Şimdi lütfen şu ağaçların oraya çek. Şimdi lütfen şu ağaçların oraya çek. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Oh, you're like a child, Bubba. | Çocuk gibisin, kardeş. Çocuk gibisin, kardeş. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Now, what was that? | Bu da neydi şimdi? Bu da neydi şimdi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Don't go too far, Bubba. | Fazla uzağa gitme, kardeş. Fazla uzağa gitme, kardeş. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You're too drunk to find your way back. | Öyle sarhoşsun ki yolunu bulamazsın. Öyle sarhoşsun ki yolunu bulamazsın. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Don't worry about it, Lloyd. | Endişelenme, Lloyd. Endişelenme, Lloyd. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I can handle it, I think. | Sanırım baş edebilirim. Sanırım baş edebilirim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [grunting] | [HIRILDIYOR] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Bubba? | Kardeş? Kardeş? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [Bubba screaming] | ["KARDEŞ" ÇIĞLIK ATIYOR] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Are you getting sick, Bubba? | Hasta mı oldun yoksa, kardeş? Hasta mı oldun yoksa, kardeş? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What's this mess you left here? | Burada bıraktığın pislikte ne? Burada bıraktığın pislikte ne? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [gurgling sound] | [LIKIRDAMA SESİ] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Boom! Zap! | Boom! Ateş! Boom! Ateş! | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Tommy, cut that out. | Tommy, kes şunu. Tommy, kes şunu. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Zap! You're dead, you creep. | Ateş! Öldün, seni zavallı. Ateş! Öldün, seni zavallı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Oh, Mrs. Lewis. | Bayan Lewis. Bayan Lewis. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Hi, is Dr. Miller in? | Selam, Doktor Miller içeride mi? Selam, Doktor Miller içeride mi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| No, he's Laura we've got to go. | Hayır, O... Laura gitmemiz gerek. Hayır, O... Laura gitmemiz gerek. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| We'll be late. | Geç kalacağız. Geç kalacağız. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| How many times have I told you? | Sana kaç defa söyledim? Sana kaç defa söyledim? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| We're not going to the movie. | Sinemaya gitmiyoruz. Sinemaya gitmiyoruz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, when will he be back? It's not fair. | Peki, ne zaman geri gelecek? Bu adil değil. Peki, ne zaman geri gelecek? Bu adil değil. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, that's the price of being a creep. | Yaratık olursan böyle olur. Yaratık olursan böyle olur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| He's seen enough of that science fiction junk. | O yeterince bilim kurgu saçmalıklarından gördü. O yeterince bilim kurgu saçmalıklarından gördü. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It gives him nightmares. | Kabuslar gördürüyor. Kabuslar gördürüyor. | Alien Trespass-1 | 2009 |