Search
English Turkish Sentence Translations Page 3137
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| What's your point? | Ne demeye çalışıyorsun? Ne demeye çalışıyorsun? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Nothin'. | Hiçbir şey. Hiçbir şey. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I said, what's your point, Vernon? | Ne demeye çalışıyorsun dedim, Vernon? Ne demeye çalışıyorsun dedim, Vernon? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What is the point, Lloyd? | Konu neydi, Lloyd? Konu neydi, Lloyd? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, you know. | Pekâlâ, biliyorsun işte. Pekâlâ, biliyorsun işte. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Drop it, Bubba. | Boş ver, kardeş. Boş ver, kardeş. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Right, Vern. | Tamam, Vern. Tamam, Vern. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Cats, did you see that thing? | Kedicikler, o şeyi gözdünüz mü? Kedicikler, o şeyi gözdünüz mü? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Wow, it blasted right into the butte. | Tam tepede patladı. Tam tepede patladı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It was crazy. See it? | Bu deliceydi. Gördün mü? Bu deliceydi. Gördün mü? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It almost hit us up at the point, | Neredeyse bize çarpacaktı... Neredeyse bize çarpacaktı... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| passed right over our heads. | ...tam başımızın üzerinden geçti. ...tam başımızın üzerinden geçti. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It was unreal. | Bu gerçek olamaz. Bu gerçek olamaz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Dick, if my father finds out we went to the point, | Dick, eğer babam, bizim orada olduğumuzu öğrenirse... Dick, eğer babam, bizim orada olduğumuzu öğrenirse... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| he'll go ape. | ...çılgına dönecektir. ...çılgına dönecektir. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Don't sweat it, queenie, my lips are zipped. | Telaşlanma, kraliçem, dudaklarım kilitli. Telaşlanma, kraliçem, dudaklarım kilitli. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| So what do you think it was, Dickie? | Sence neydi o, Dickie? Sence neydi o, Dickie? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, we couldn't tell. | Pekâlâ, tam olarak anlatamayız. Pekâlâ, tam olarak anlatamayız. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It was it was huge and all covered with flames. | Kocamandı ve tamamen alevlerle kaplıydı. Kocamandı ve tamamen alevlerle kaplıydı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Hey, Vern's in there. | Vern burada. Vern burada. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Maybe the egg sucker knows something. | Belki yumurta kafa bir şeyler biliyordur. Belki yumurta kafa bir şeyler biliyordur. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Let's go see. Yeah. | Hadi görelim şunu. Tamam. Hadi görelim şunu. Tamam. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Thank you very much. | Çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You're welcome. | Bir şey değil. Bir şey değil. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I'm gonna call in, Vern. | Bir telefon edeyim, Vern. Bir telefon edeyim, Vern. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Hey, Vern, did you hear about that big crash up on the butte? | Vern, tepeye düşen büyük şey hakkında bir şeyler duydun mu? Vern, tepeye düşen büyük şey hakkında bir şeyler duydun mu? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's Officer Watson to you, cockroach. | Memur Watson diyeceksin, hamamböceği. Memur Watson diyeceksin, hamamböceği. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You're the police. | Sen polissin. Sen polissin. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You're supposed to protect us. | Bir de görevinin bizi korumak olduğunu zannediyorsun. Bir de görevinin bizi korumak olduğunu zannediyorsun. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What if it's a secret commie rocket? | Ya gizli bir komünist roketiyse? Ya gizli bir komünist roketiyse? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Shouldn't you punks be in school? | Siz gevezelerin okulda olması gerekmiyor mu? Siz gevezelerin okulda olması gerekmiyor mu? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| [laughs] | [GÜLÜYOR] | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Vern, I just called in. | Vern, şefi aradım. Vern, şefi aradım. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Something crashed into the butte last night, | Dün gece tepeye bir şey düşmüş... Dün gece tepeye bir şey düşmüş... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| and the chiefwants us to check it out. | ...ve şef onu kontrol etmemizi istiyor. ...ve şef onu kontrol etmemizi istiyor. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Anybody hurt? | Yaralı var mı? Yaralı var mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| That's what we're supposed to find out. | Sanırım orada bulacaklarımıza bağlı. Sanırım orada bulacaklarımıza bağlı. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Whatever you say, Chief. | Sen her ne diyorsan, şef. Sen her ne diyorsan, şef. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You rodents stay out of trouble. | Siz kemirgenler, beladan uzak durun. Siz kemirgenler, beladan uzak durun. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Man, what a jerk that guy is. | Adamım, bu adam pisliğin teki. Adamım, bu adam pisliğin teki. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Cool it, Dickie. | Sakin ol, Dickie. Sakin ol, Dickie. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's his job to suck eggs. | Bu onun işi, yumurta emmek. Bu onun işi, yumurta emmek. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| So, cats, what are we gonna do about it? | Kedicikler, bu hakkında ne yapacağız? Kedicikler, bu hakkında ne yapacağız? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Do about what? | Hangi konu hakkında? Hangi konu hakkında? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| The crash, the crash. | Çarpma, kaza hakkında. Çarpma, kaza hakkında. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| We got to get up there. | Oraya gitmeliyiz. Oraya gitmeliyiz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Sorry, Code, can't. | Üzgünüm, Code, gidemeyiz. Üzgünüm, Code, gidemeyiz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Richard, this is the biggest thing ever | Richard, bu şeyin, bu isimsiz kasabaya düşmesi... Richard, bu şeyin, bu isimsiz kasabaya düşmesi... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| to hit this nowhere zilch town, and you can't? | ...şimdiye kadar gerçekleşmiş en büyük olay ve siz gidemez misiniz? ...şimdiye kadar gerçekleşmiş en büyük olay ve siz gidemez misiniz? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| But it it's only gonna be there from 10:00 | Fakat, sadece saat 10:00'a kadar orada olacak... Fakat, sadece saat 10:00'a kadar orada olacak... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Dickie, Edsels will be around forever. | Dickie, Edsel'ler sonsuza kadar buralarda olacak. Dickie, Edsel'ler sonsuza kadar buralarda olacak. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| This won't. | Bu bir daha olmayacak. Bu bir daha olmayacak. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Come on, man, just up there and back, real quick. | Hadi dostum, çabucak gidelim ve dönelim. Hadi dostum, çabucak gidelim ve dönelim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I mean, what could possibly happen? | Yani ne olabilir ki? Yani ne olabilir ki? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, ifyou want to go that bad to look that pitiful, | Pekâlâ, eğer o acınası berbat şeye gidip bakmak istiyorsanız... Pekâlâ, eğer o acınası berbat şeye gidip bakmak istiyorsanız... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| then okay. | ...o zaman tamam. ...o zaman tamam. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Penny, you are the queen. | Penny, sen bir kraliçesin. Penny, sen bir kraliçesin. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| See anything? | Bir şeyler görüyor musun? Bir şeyler görüyor musun? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Nothing but rocks. | Hayır, sadece kayaları. Hayır, sadece kayaları. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Anything? | Bir şeyler var mı? Bir şeyler var mı? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| More rocks close up. | Daha çok kaya. Daha çok kaya. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| A plane crash might still be burning, right? | Bir uçak kazası olsa hâlâ yanıyor olabilirdi, değil mi? Bir uçak kazası olsa hâlâ yanıyor olabilirdi, değil mi? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Yeah, probably. | Evet, muhtemelen. Evet, muhtemelen. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| So would one of them rockets. | Belki bir rokettir. Belki bir rokettir. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You got me. | Beni inandırdın. Beni inandırdın. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Maybe it is a rocket, Vern, | Belki bir rokettir, Vern... Belki bir rokettir, Vern... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| from that test range over in Nevada. | ...Nevada'daki test alanından. ...Nevada'daki test alanından. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| They're putting atomic bombs on top of rockets now. | Roketlerin başlığına atom bombaları yerleştiriyorlar. Roketlerin başlığına atom bombaları yerleştiriyorlar. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Wouldn't want to get near one of those things. | Böyle bir şeyin yanında olmak istemem. Böyle bir şeyin yanında olmak istemem. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| All that radiation. | Hepsi radyasyonlu. Hepsi radyasyonlu. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| No, sir. Radiation? | Hayır, efendim. Radyasyon mu? Hayır, efendim. Radyasyon mu? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Yeah, I read about it. | Evet, onun hakkında okumuştum. Evet, onun hakkında okumuştum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's a nasty way to go. | Sonu kötüye gider. Sonu kötüye gider. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| First you get real sick, | İlk önce hastalanıyorsun... İlk önce hastalanıyorsun... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| start puking up your guts, and then blood. | ...bağırsaklarından gelen kusma başlıyor ve sonra kan. ...bağırsaklarından gelen kusma başlıyor ve sonra kan. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Then you get hives all over your body. | Sonra da bütün vücudunu kurdeşen sarıyor. Sonra da bütün vücudunu kurdeşen sarıyor. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| It's gross. | O bağışlanamaz. O bağışlanamaz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Little boils. | Küçük çıbanlar. Küçük çıbanlar. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| That's enough, Barnes. | Bu kadar yeter, Barnes. Bu kadar yeter, Barnes. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Well, that's not all, Vern. | Pekâlâ, hepsi bu değil, Vern. Pekâlâ, hepsi bu değil, Vern. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You know, your hair starts to fall out. | Biliyorsun, saçların dökülmeye başlıyor. Biliyorsun, saçların dökülmeye başlıyor. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You start bleeding out of your nose and mouth. | Ağzından ve burnundan kan gelmeye başlıyor. Ağzından ve burnundan kan gelmeye başlıyor. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Your skin gets all cracked and | Bütün derin çatlıyor ve... Bütün derin çatlıyor ve... | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Barnes. | Barnes. Barnes. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Then you die, Vern. | ..sonra da ölüyorsun, Vern. ..sonra da ölüyorsun, Vern. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Man, oh, man. | Dostum, oh, dostum. Dostum, oh, dostum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Back up behind those trees. | Şu ağaçların arkasına gidelim. Şu ağaçların arkasına gidelim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Cody, they're gonna see us. | Cody, bizi görecekler. Cody, bizi görecekler. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| No, they won't. | Hayır, göremeyecekler. Hayır, göremeyecekler. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Let's just go home. | Hadi eve dönelim. Hadi eve dönelim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Penny. | Penny. Penny. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| You chickens go if you want to. | Dönmek istiyorsanız, gidin sizi korkaklar. Dönmek istiyorsanız, gidin sizi korkaklar. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I'm going up there. | Ben oraya gideceğim. Ben oraya gideceğim. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Come on, Dickie. | Hadi, Dickie. Hadi, Dickie. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| This could be very, very cool. | Bu çok mükemmel olabilirdi. Bu çok mükemmel olabilirdi. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Uh, we'll just wait for you here. | Sadece seni burada bekleyeceğiz. Sadece seni burada bekleyeceğiz. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| All right, Clyde. | Pekâlâ, Clyde. Pekâlâ, Clyde. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| Dick, I'm scared. | Dick, korkuyorum. Dick, korkuyorum. | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| What's wrong, Penny? | Sorun ne, Penny? Sorun ne, Penny? | Alien Trespass-1 | 2009 | |
| I don't know what it is. | Ne olduğunu bilmiyorum. Ne olduğunu bilmiyorum. | Alien Trespass-1 | 2009 |