Search
English Turkish Sentence Translations Page 3197
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Okay now. | Tamam bakalım. | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Come here, come here, come here. | Buraya gel, gel buraya dedim. | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| This looks so amazing! | Çok eğlenceli görünüyor! | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Mr. Tricker you always have, like, the best | Bay Şakacı, en güzel Cadılar Bayramı süsleri hep sizde oluyor! | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Oh, my gosh, this one is, like, so real! | Aman Tanrım, bu şey, neredeyse gerçek gibi! | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| It's, like... | Bu, sanki... Bu gerçekten insan mı? | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| I'm just kidding! | Şaka yapıyordum! | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| I just love all this like murder y stuff and everything, | Bütün bu kanlı canlı şeylere bayılıyorum, | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| it's, like, totally puts me | adeta beni günün havasına sokuyor gibiler... | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| and that's, like, what it's about, | ...tam da konuyla ilgili, çünkü Cadılar Bayramı... | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| sometimes we lose sight of, like, | …Cadılar Bayramı'nın ne olduğunu bazen gözden kaçırırız, | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| thank you, Mr. Tricker. | bu yüzden teşekkürler Bay Şakacı. | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Awesome, well, have a happy Halloween! | Müthiş, Cadılar Bayramınız kutlu olsun! | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Fuck this. | S.ktir et ya şunu. | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Fucking, fucking! | Kahrolası, kahrolası! Öyle. | All Hallows Eve 2-1 | 2015 | |
| Paroled. | Şartlı tahliye. Zaman akıp gidiyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You got a light? | Ateşin var mı? 1 | All is Bright-1 | 2013 | |
| Got a smoke? | Sigaran var mı? Dennis... | All is Bright-1 | 2013 | |
| WOMAN: Wake up. | Uyan. | All is Bright-1 | 2013 | |
| She's asleep. | Uyudu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| They dust the hymnals while she plays. | O çalarken onlar da ilahi kitaplarının tozunu alıyorlar. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis, no. | Dennis, olmaz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, let me stay... | Hey, kalmama izin versen... bu gecelik. | All is Bright-1 | 2013 | |
| That's... that's none of your business. | Bu... Bu seni ilgilendirmez. | All is Bright-1 | 2013 | |
| He never had the stomach for it, | Bunu ne midesi... | All is Bright-1 | 2013 | |
| You just don't really know him. | Sen onu gerçekten tanımıyorsun. Onu doğduğumdan beri tanıyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| ah, there you are. | Gi... İşte burada. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Fresh out of the can, I see. Yeah. | Kodesten yeni çıkmışsın anlaşılan. Evet. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I need a job. Teh! Good luck. | İş bulmam lazım. Bol şans! | All is Bright-1 | 2013 | |
| What? Terrible economy. | Ne? Ekonomi berbat. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I don't have any family. 1 | Benim... ailem yok. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Then you might try living off the land. | O zaman arazi ekip biçerek geçinmeyi deneyebilirsin. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I don't have any land. | Benim arazim yok. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Listen, you. | Dinle bak. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I'll see you next month. | Gelecek ay görüşelim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| No, four weeks from now is one day past Christmas day. | Hayır, dört hafta sonra Noel'in ertesi gününe geliyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I should go somewhere else, huh? | ...başka bir yere gideyim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You have a great month | Sana güzel bir ay ve çok güzel bir Noel diliyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I called my wife. | Karımı aradım. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah, me. No, you don't... | Evet, benim. Hayır, sen... | All is Bright-1 | 2013 | |
| We need two guys. It'll be a lot easier with three. | İki adama gerek var. Üç adamla çok daha kolay olur. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah, but I just... I don't think it's a good idea. | İyi de ben... Bu iyi bir fikir değil. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You know what I don't think is a good idea? | Sana neyin iyi fikir olmadığını söyleyeyim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Me with no home, no money, | Benim evsiz, beş parasız... | All is Bright-1 | 2013 | |
| no wife, no kid, four years in jail | ...karısını ve çocuğunu kaybetmiş, dört yıl hapis yatıp... | All is Bright-1 | 2013 | |
| and then finding out I died from some shitty kind of cancer! | ...çıktığında boktan bir kanserden ölmüş olduğunu öğrenmiş olmam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| All right, look, let me see what I can do, all right? | Pekala bak, ne yapabileceğime bir bakayım, olur mu? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Okay, salut. Bye. Salut. | Tamam, görüşürüz. Görüşürüz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Joyeux Noel. Joyeux Noel. | Mutlu Noeller. Mutlu Noeller. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: How much? RENE: 3K. | Ne kadar? Üç bin. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: That's wholesale price. DENNIS: No shit. | Toptan satış fiyatı. Yapma ya. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: We've gotta pick out the trees. | Ağaçları seçmeliyiz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Just gotta go down. They're right down there. | Şu tarafa gideceğiz. Ağaçlar orada. Oradalar mı? Evet. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's got my name on it and all. | İsmim falan yazılı üstünde. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: I don't see no goddamn Christmas trees around here. | Noel ağacı falan görmüyorum etrafta. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: Where's the truck? I don't know. You parked it. | Kamyon nerede? Ne bileyim, sen park ettin. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: Where did I park it? | Nereye park ettim ki? | All is Bright-1 | 2013 | |
| I just need a second here. All right, yeah. | Bir dakika dinleneyim. Olur. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I've got insane stamina. | Dayanım gücüm acayip arttı. Stav yapıyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Stav made its way into prison culture yet? | Stav hapishane kültürüne girmedi mi daha? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Probably not. | Girmemiştir. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Guess what kind of mythology it's based on. | Hangi mitolojiden doğduğunu tahmin et bakalım. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Norse... Norse mythology. | Norveç... Norveç mitolojisi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's got all these rune stances, you know? | Germen duruşları falan var tabii. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Fe. | Fe. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Ur. | Ur. | All is Bright-1 | 2013 | |
| R U N E stances. | G E R M E N duruşlar. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: It's a loan till we come back with five times that much. | Borç ama beş katını kazanıp dönünce ödeyeceğim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: Each? | Adam başı mı? | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: It's Christmas trees, Dennis, not heroin. | Noel ağacı bunlar, Dennis. Eroin değil. | All is Bright-1 | 2013 | |
| By the way, we're not equal partners in this. | Bu arada bu işte eşit ortak değiliz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| This isn't the land of 50/50. It's the land of 70/30. | Burası 50/50 bölgesi değil. 70/30 bölgesi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: Oh, no, this is the land of 60/40. | Hayır, burası 60/40 bölgesi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: You're on my land, Dennis. | Benim bölgemdesin, Dennis. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: I never dealt in heroin, you know. | Ben hiç eroin satmadım bu arada. | All is Bright-1 | 2013 | |
| money... that's the great, big... | Para... İşte esas, büyük olay... | All is Bright-1 | 2013 | |
| Therese, bless her... she's got the steady... | Therese, Tanrı onu korusun,... O istikrarlı ve... | All is Bright-1 | 2013 | |
| you know, she went back to school... | ...bilirsin tekrar okula başladı... Buradan çıkacaksın. | All is Bright-1 | 2013 | |
| ...to be a nurse's aid. Isn't that something? | ...hasta bakıcı olmak için. Ne güzel, değil mi? | All is Bright-1 | 2013 | |
| She looks after old people in their houses. | Evlerinde yaşlı insanlara bakıyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's this one up here, okay? After her first day of work, | Buradan, tamam mı? İlk günün sonunda... | All is Bright-1 | 2013 | |
| she came home and she made me promise to shoot her in the head | ...eve geldi ve benden 65 yaşına geldiğinde onu vuracağıma... | All is Bright-1 | 2013 | |
| the day she turns 65. | ...söz vermemi istedi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I said, "Okay, Res, okay." | Ben de; "Tamam Res, tamam." dedim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Because that's love. | Çünkü aşk budur. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's this one right here. Go, go, go. | İşte buradan. Hadi, hadi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Good. Passport. | İyidir. Pasaport. Tabii, buyurun. | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: You having a good night? | Geceniz nasıl geçiyor? | All is Bright-1 | 2013 | |
| RENE: That's great. | Harika. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I sleep in there. | Burada uyuyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It gets a little lonely, but it's not too bad. | Biraz yalnızlık çekiyorum ama fena değil. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Unbelievable. That is impressive. | İnanılmaz. Etkileyici. | All is Bright-1 | 2013 | |
| The blend on your uniform... 45 wool, 55 poly? | Üniformanın malzemesi... 45 yün, 55 polyester mi? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Don't touch me, sir. Oh, sorry. | Bana dokunmayın, bayım. Özür dilerim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Fabric content is something I'm very interested in. | Kumaş konusu çok ilgi duyduğum bir konudur da. | All is Bright-1 | 2013 | |
| My skin is sensitive. I can't wear wool. | Cildim çok hassas. Yünlü giyemiyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Wool socks... forget about it. | Yün çorap mı? Aman aman... | All is Bright-1 | 2013 | |
| My mom, when I was little, used to put me under this wool blanket. | Küçükken annem üstüme bir yün battaniye örterdi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| She said, "Rene, you gotta sleep under this. | "Rene, üstüne bunu örtmelisin" derdi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's gonna keep you warm." | "Seni sıcak tutar." | All is Bright-1 | 2013 |