Search
English Turkish Sentence Translations Page 3263
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| HeIp me. . . | Yardım edin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| PIease heIp me. . . | Lütfen yardım edin.. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| HeIp me. . . | Bana yardım edin. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| PIease heIp me. . . | Lütfen bana yardım edin.. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Mom, we are home. | Anne, eve geldik. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What are you doing? | Nasılsınız? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I had toId you that I'd get some food when I come back. | Geri döndüğümde yiyecek getireceğimi söylemiştim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And the doctor has ordered you to take rest, right? | Doktor sana dinlenmeni söylememiş miydi? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Oh stop it. . . Enough of your doctor now. . . | Yeter ama. . . Doktordan bana gına geldi. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't joker around. | Maskaralık yapıp durmayın. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You sit down here now. But. . . | Şimdi gel şuraya otur. Ama. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Just sit. | Otur sadece. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| See what we got for you. . . | Bak sana ne aldık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| TotaIIy pure. Now you're onIy gonna drink this water. . . | Tamamen saf. Artık bu sudan içeceksin. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| TotaIIy pure. Now you're onIy gonna drink this water. . . MineraI water. | Tamamen saf. Artık bu sudan içeceksin. . . Soda. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| MineraI water. | Soda. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| AII the rich peopIe have this onIy. . | Sadece zengin insanlar satın alabiliyor bunu. . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . .that's why they don't faII iII. . . . Okay? | . .o yüzden hiç hasta olmuyorlar. . . . Anladın mı? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| No matter how much you boiI our tap water. . . | Musluk suyunu ne kadar kaynatsan, fayda etmez... | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . it wiII stiII have germs. | . . .her şekilde içinde mikroplar kalıyor. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Now onwards you wiII onIy drink this water. | Artık bundan sonra sadece bu sudan içeceksin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Here, drink it. | İşte bak, iç hadi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Happy? | Güzelmiş. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| BottIed water. . . | Şişeli su. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| My mother was the toughest man I knew. | Annem tanıdığım en dayanıklı insanlardan biri. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Yakub's parents died 7 years ago, crossing raiIway tracks. | Yakub'un ailesi 7 yıl önce tren raylarını geçmeye çalışırken öldüler. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . before that his mother threw him onto the pIatform. | . . . tam o anda annesi Yakub'u platforma fırlatmış. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . but saw his parents perish in front of his eyes. | . . . ama gözlerinin önünde bütün ailesi yok oluvermiş. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Often he wouId get nightmares about the incident whiIe in sIeep. | Sık sık uykusunda o güne ait kötü rüyalar görüyor. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| They were our nebighours. | Bizim komşumuzdular. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| With no other reIative here in Mumbai. Mother decided to adopt him. | Mumbai'de başka hiçbir akrabaları yoktu. Annem de onu evlat edindi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Since that day, I found a brother. | O günden beri erkek kardeşimdir. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Apart from coke, we had other businesses too. . . | Kokain işi dışında başka işler de yapıyorduk. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And our partner in crime was our friend. . . | Ve bu illegal işlerimizde sevgili ortağımız. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Ramesh! | Ramesh'ti! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hi! Guys. | Merhaba! Çocuklar. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What's with the pIan tonight? | Bu gece planın ne? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| My buddies, You know my pIans are aIways fooI proof. . . | Kankalarım, biliyorsunuz benim planlarım her zaman tutar. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| No worries. . . Right Brother Vijay? | Dert etme. . . Di mi ama Kardeşim Vijay? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hook some Big fish this time. . . | Bu sefer Büyük Balık tut. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The Iast one was a smaII fry. | Son seferki dişimizin kovuğuna yetmedi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We've worked in partnership just a coupIe of times now. | Daha sadece birkaç defa çalıştık. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We're gonna get Ioaded pretty soon. . . Tonight itseIf. | Çok yakında bomba gibi doyacağız. . . İşte o gece bu gece. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You see this chopper. | Bu bıçağı görüyor musun? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| One sIash on the face and you'd be smiIing from ear to ear, Get it? | Yüzüne bir bıçak atarım bir tarafından diğerine gülücük olur. Kaptın mı? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Take off this goId ring. This chain. Take it off. | Şu altın yüzüğü çıkar. Zinciri de. Çıkar çabuk. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| C'mon gimme that ceII phone. | Çabuk o cep telefonunu da ver bana. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| QuickIy take it out and yeah, this bitch, Ieave her here. | Hızlı çıkar çabuk, bu orospu,o da kalsın bizimle. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And get Iost quickIy. | Hemen kaybolalım ortadan. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Get outta here. | Hemen gidelim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Come on we too shouId disperse now. . .! | Hemen burada ayrılalım. . .! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I'm taking this. | Bunu alıyorum. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey idiot this is my phone, not that jerk's. | Hey gerizekalı, o benim telefonum, o pezevengin değil. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| So what? You have his phone now na? | N'olmuş yani? Şimdi bu telefon senin mi? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Last time when we got a customer with a ceII. . . | Son defasında telefonu olan bir müşterimiz olduğunda. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .even then you had taken his phone. | . . .sen bu telefonu almıştın. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Just Iook at him. . . He aIready has so many ceII phones. | Hey şuna bak. . . Zaten bir yığın telefonu var. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Oh Iet him have it. | Ya, bırak alsın. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Brother Yakub?? Did you hear him caII me a Bitch?? | Kardeşim Yakub?? Duydun mu bana orospu dedi bu?? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| But you do Iook Iike a hot bitch, don't you? | Ama sen de çok seksi bir orospu oldun, ha? 1 | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You IittIe runt. . . Iet me catch you!! 1 | Seni küçük pezevenk . . Seni tutacağım!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| There Ramesh was chasing Yakub. . . | Ramesh, Yakub ile uğraşırken. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . but here something eIse was running on my mind. | . . . kafam başka bir şeyle meşguldü. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Mom has started faIIing seriousIy iII. | Anneciğim ciddi şekilde hastalanmaya başlamıştı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Doctor said it was serosis of Iiver or something. | Doktor ciddi bir bağırsak hastalığı olduğundan bahsetmişti. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| She had to be admitted to a Big hospitaI. | O yüzden büyük bir hastaneye gitmeliydi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| This was enough to make us grow up overnight. | Bu, bir gecede olgunlaşmamızı sağlayacak bir nedendi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Today's crisp hundred!! | Bugünlük bir yüzlük!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We deIiver shot worth five grands. . . | En az beş binlik kazanmalıydık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . but aII we'II get is one crisp hundred. . . | . . . ama elimizde topu topu bir yüzlük var. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| This is aII we'II keep doing for the rest of our Iives. | Bütün hayatımız bu şekilde geçip gidecek. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Listen to me Yakub. | Dinle beni, Yakub. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Ramesh's 25%, Hussain's hundred bucks. . . | Ramesh'in %25'i, Hussain'in yüzlük banknotları. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Enough of aII this. | Yeter ama cidden. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| If we need to grow. | Büyümek istiyorsak. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We need to make our own gang. | Kendi çetemizi oluşturmamız lazım. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Remember this Yakub. | Sakın unutma, Yakub. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| It's aII about respect and money in the maze. | Bunun anlamı Maze'de saygı görmek ve para kazanmaktan geçiyor. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| So what have you thought of? | Peki, fikrin ne? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We need two more hardcore guys. | İki tane sağlam adama ihtiyacımız var. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I've aIready zeroed in on them. | Kafamda zaten belli. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| One big Ioot. . . | Büyük bir vurgun. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . in bright dayIight. . . | . . . gündüz vakti. . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Right in the middIe of crowd. . . | Tam kalabalığın ortasında. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| But it wouId be useIess if we are not abIe to seII the stuff. . . | Ama kaptıklarımızı satamazsak bir anlamı kalmaz. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And for that we wiII need to meet everybody's Big Daddy. . . | Bu yüzden de herkesin Büyük Babası'na ihtiyacımız var. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Boss? | Patron'a mı? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Boss!! | Patron'a!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Here. . . Go ahead and try it out. . . | Al. . .Hadi bi dene. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't wanna do it? | Yapmak istemiyor musun? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Want to Boss, but not this. . . something eIse. . | İstiyorum patron, ama bunu değil. . . başka bir mesele. . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We've brought you a business deaI. | Seninle bir iş anlaşması yapmaya geldik. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Just see. . . Even these kids have got me a deaI. | Baksana. . . Bu çocuklar benimle iş anlaşması yapacaklarmış. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Boss they mess around in maze and you get bIamed for it. | Patron, bunlar şehirde pislik içinde geziyorlar Başına iş açacaklar. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Let me at Ieast hear them out first. | Önce bir dinleyelim bakalım, ne diyecekler? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We had seized our opportunity. | Fırsat elimize geçmişti. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We needed the support of Boss. . . | Patron'un desteğine ihtiyacımız vardı. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| But Boss had one ruIe. | Ama patronun tek bir kuralı vardı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Anything that anyone did in the maze. . . | Labirent'te yapılan her ne varsa. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 50% of it was given to Boss. . . | %50'sini Patron alırdı. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 |