Search
English Turkish Sentence Translations Page 3265
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| They were aII nearIy twenty. . . | Hemen hemen yirmi kişiydiler. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .whiIe the cut off age here was seventeen. | . . .yaşı en büyük olan on yedisini geçmiyordu. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The warden was minting money here. . . | Gardiyan paraya para demiyordu. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| He had got everyone addicted to cocaine, hash & aIcohoI. . . | Kokain,esrar, alkol bağımlısı olan herkes onun elindeydi. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What the heII are you up to. . . | Sen ne yaptığını sanıyorsun?. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You know onIy we run the business in here. | Biliyorsun ki bu işi, burada sadece biz yapabiliriz. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Piss off. . . This jaiI aint your famiIy's. | S*ktir git. . . Bu cezaevini anan dikmedi buraya. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey kiddo. . . It's time you Iearnt some respect. | Hey ufaklık. . Saygı göstermeyi öğrenme zamanın geldi senin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| No! It's time 'you' Iearnt to respect daddy. . . | Hayır! Senin asıl saygı göstermeyi öğrenme vaktin geldi babalık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .eIse I'II make you aII bIeed. | . . .yoksa hepinizin kafasını kıracağım. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| How dare you?! What? | Nasıl cesaret edersin?! Ne? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What the heII can you do? | Ne yapabilirsin sen be? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| C'mon c'mon show me. | Hadi hadi göster bana. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What the heck can you do? | Kahrolası salak, ne yapabilirsin göster bakalım? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You'II be pissing coIorfuI tonight. | Bu gece renkli renkli işeyeceksin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I'II set them straight, okay? | Onları hizaya getireceğim, tamam mı? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And Iet me know if you feeI any discomfort here. | Ve siz de herhangi bir rahatsızlığınızda bana geleceksiniz. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| But what's the point of these big taIks now? | Bu büyük lafların arkasında ne yatıyor? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Son. . . | Oğlum. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You didn't shut up even after getting thrashed so much. . . | Tam anlamıyla çöp olmadan çeneni kapamayacaksın, değil mi? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| No probIem. . . I have a cure even for this. | Sorun değil. . . Bunun için de bir çözümüm var. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'Why some keep crying. ' | 'Neden ağlamaya devam ediyorsun?. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'As if God is not in existence. ' | 'Sanki Tanrı yokmuş gibi. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'Why somebody is stiII aIive. ' | 'Neden birileri hala yaşıyor? ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'When Iiving itseIf is torcher here. ' | 'Yaşamak bile neden bu kadar zor? ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'The heart is fuII of sorrows here. ' | 'Kalbim burada kederle dolu. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'As if heart is fuII of many wounds. ' | 'Hele ki kalbim kederle doluysa. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Your mom expired! | Anneniz öldü! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Let's Ieave Vijay. | Hadi gidelim Vijay. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| No Yakub you cannot go. | Hayır Yakub, gidemezsin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| These are my two hands Yakub. . . | İşte bunlar iki elim Yakub. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You choose one of them. . . | Birini seç. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The first hand to cremate mother wiII be yours. | Bir elim anneni yakmak için senindir. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Mom is no more Vijay Mom is no more! | Annem yaşamıyor Vijay. Annem yaşamıyor! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Come disperse her ashes in the ocean. | Gel de küllerini okyanusa serpelim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I am not going to give my mother to any one. . . | Annemi hiç kimseye vermeyeceğim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Not even to the ocean. | Okyanusa bile vermeyeceğim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'Mother, We'II want to reach out for you in our memories. ' | 'Anneciğim, anılarımda sana dokunmaya çalışıyorum. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'Come back, for the nights and Iong and we are aII aIone. ' | 'Uzun gecelerim için geri dön. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| 'Saddened, the heart here is. . . Iike a wound in the chest. ' | 'Üzüntüyle dolu kalbim. . . göğsümde bir yara gibi. ' | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You had said that we need to be strong, no? | Güçlü olmamız gerektiğini söylemiştin, değil mi? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| See, mom is with us. | Bak, annen bizimle beraber. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Come Iets go. | Gel, hadi gidelim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Am not gonna do aII this. | Yapmayacağım. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't be crazy Yakub. . . | Aptal olma Yakub. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Our time wiII come. . . | Zamanımız gelecek. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Be patient. | Sabırlı ol. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I think even they enjoyed it as much. | Bence yeterince eğlendiler bile. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| ApparentIy, we kept smiIing. | Her daim gülümsüyor olacağız. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| TiII the time was right. | Taa ki doğru zaman gelene dek. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey KT Sir. . . Iet's do it. | Hey KT, Efendim. . . Hadi yapalım. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I had assumed that you too enjoyed it. . . | Sanırım senin de hoşuna gidiyor artık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| C'mon! | Haydi! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We had avenged our dignity. | Şerefimizi kurtarmış, intikamımızı almıştık. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| In the age of 14 we committed second murder. | Daha 14 yaşındayken ikinci cinayetimizi işlemiştik. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| A boy gets murdered here and nobody knows anything. | Bir çocuk burda öldürüldü ve kimse ne olduğunu bilmiyor. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Were you sIeeping? | Uyuyor muydun? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey! Get some tea for the gentIemen. | Hey! Beylere çay ver. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Answer the question Sir. | Soruya cevap verin, efendim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey, who the heII are you? | Hey, sen de kim oluyorsun? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Who the heII are you to ask me anything. | Sen nasıl oluyor da bana soru sorabiliyorsun? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| See, this inquiry is initiated by the Governor himseIf. | Bakın, bu davaya Vali direkt kendisi bakıyor. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| He needs the answer. Oh reaIIy?! So teII him to come here himseIf. | Kendisi bir cevap bekliyor. Oh gerçekten mi?! O zaman kendisine söyle, buraya kendisi gelsin. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .to run this jaiI for two days. . . | . . .bu cezaevini iki günlüğüne kendisi çalıştırsın. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| OnIy I know how I run it. | Burası nasıl yürür, bir tek ben biliyorum. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| It is my prison. | Burası benim hapishanem. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Excuse me. FirstIy this is not your prison. | Özür dilerim ama öncelikle burası sizin hapishaneniz değil. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| It beIongs to the Government of India. | Burası, Hindistan Hükümeti'ne ait. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And secondIy, this is not a prison. . . | Ve ikincisi burası bir hapishane değil. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| it's a reformatory for kids. | Çocuklar için bir ıslahevi. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Kids?? | Çocuklar mı?? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| These scumbags are no kids. . . | Bu şerefsizler çocuk falan değil. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| ExactIy. ExactIy they are not kids. | Kesinlikle. Kesinlikle onlar çocuk değil. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Krishnakant Tambekar aka KT was twenty three. | Krishnakant Tambekar 23 yaşındaydı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| So what was he doing here after his 1 7th year? | Peki 17 yaşından beri burada ne arıyor? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What was he doing here? | Buradaki işi nedir? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You're asking me as if I kiIIed him. | Onu sanki ben öldürmüşüm gibi soruyorsun. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Am I a criminaI or what? | Ben suçlu falan mıyım? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Are you not? | Değil misiniz? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The chiIdren are sent here. . . | Bu çocuklar buraya gönderiliyor. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .so that they can return to the society civiIized. | . . .ki toplum hayatına normal olarak geri dönebilsinler diye. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Society?? I make them reaI men here. | Toplum mu?? Ben onları burada gerçek adamlar yapıyorum. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I train them to Iive in your society. | Onları sizin toplumunuzda yaşayabilmeleri için eğitiyorum. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Yeah. . . Iive Iike beasts. | Evet. . . canavar gibi yaşasınlar diye. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey smartass just shut up now or eIse I have other ways too. | Bana bak bilgiç herif, çeneni kapa yoksa kapatmasını bilirim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Now you have onIy two ways. . . | Şimdi sadece iki çözümün var. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Either you resign yourseIf or Government of India wiII suspend you. | Ya kendin istifa edersin ya da Hindistan Hükümeti seni cezalandırır. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Deputy warden Faiz Anwar?! | Hapishane Müdürü Faiz Anwar?! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You are appointed the new warden here since today. . . Right? | Bugünden itibaren buranın yeni hapishane müdürü olarak atandınız.Tamam mı? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Inspector. . . KindIy show the door outside to our ex warden. | Müfettiş. . . Lütfen eski müdürümüze nazikçe kapıyı gösteriniz. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Good that you came yourseIves. . . | Kendinizin gelmesi iyi olmuş. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .eIse I wouId've had to come myseIf. | . . .yoksa bizim gelmemiz gerekecekti. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| You swines. . . | Domuzlar. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We had broken aII previous records or staying inside. | Ya geçmişi unutacak ya da orada kalacaktık. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| By the time our sentence got over. . . | Cezamız tamamen bittiğinde. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .we had saved aImost 6 Iakh rupees. | . . .6 Rupi kadar bir para biriktirmiştik. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The time to ruIe the Maze had come. | Şimdi Maze'ye hükmetme zamanı gelmişti. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| AII night I and Yakub stood quietIy. . . | Bütün gece ben ve Yakub sessizce bekledik. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| The Maze might not be ready for us but we were ready for it. . . | Maze belki bizim için hazır değildi ama biz onun için hazırdık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . . Iike the siIence before the storm. The Maze might not be ready for us but we were ready for it. . . | . . . fırtınadan önceki sessizlik gibi. Maze belki bizim için hazır değildi ama biz onun için hazırdık. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 |