Search
English Turkish Sentence Translations Page 3272
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Is it just like a complete mess down there? | Oradaki sana sadece bir karmaşa gibi mi geldi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm gonna level with you. | Seninle birlikte seviye atlayacağım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| It's like post Katrina. | O post Katrina gibi. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh, damn it, you're perfect. | Oh, lanet olsun harikasın. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Allen Gregory. | Allen Gregory. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Yeah, sorry, I've just never had | Evet, özür dilerim, Sadece daha önce benim | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| my breath taken away from me like that before. | bu derece nefesimi kesen bir şey olmamıştı. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mrs. Winthrop said you were drinking alcohol at lunch. | Bayan Winthrop söylediğine göre okulda alkol alıyormussun. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Shh, shut up, shut up. | Shh, sus, sus. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Enough about that idiot. | O gerizekalı hakkında bu kadar konuştugumuz yeter. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Let's talk about us. | Hadi bizim hakkımızda konuşalım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm sorry? | Afedersin? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I don't like to play games. | Ben oyunlar oynamaktan hoşlanmam. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| The whole wait three days to text you, | Sana mesaj atmak için 3 gün beklemek, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| flirt with other women in front of you. | senin önünde başka kızlarla fingirdeşmek. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| It's exhausting. | Bu çok yorucu. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Let's just cut to the chase. | Hadi kovalamacayı bırakalım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| We're in love with each other. | Birbirimize aşığız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I think you have the wrong idea. | Sanırım yanlış bir fikre kapılmışsın. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| We're not going to be texting each other, we're not in love. | Birbirimize mesaj atmayacağız, aşık değiliz biz. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| There's absolutely nothing | İkimiz arasında kesinlikle | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| between us. | hiçbir şey yok. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| There's a desk between us. Okay. | İkimiz arasında bir masa var. Tamam. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Pencils, papers. What's that? | Kalemler, kağıtlar. O da nedir? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| That looks like stool softener. That's between us. | Dışkı yumuşatıcıya benziyor. O da ikimizin arasında. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Okay, I've had just about enough of this. | Tamam, yeteri kadar konustuk. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Ah, me, too. | Ah, bence de. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| It's been a long day. | Çok uzun bir gün oldu. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Why don't I call Jean Michel at Il Portofino, | Il Portofino'daki Jean Michel'i arayıp dışarıdan | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| we'll get a table outside? | bir masa ayarlayayım. Nasıl fikir? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Ooh, I'm not getting a lick of service. | Of, cep telefonumdan sinyal alamıyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Babe, can I hop on your land line? Allen Gregory. | Senin telefonunu kullanabilir miyim Bebeğim? Allen Gregory. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| What, are we dialing nine to get out? Is it nine? | Hat almak için hangi tuşa basıyorduk? 9 muydu? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Babe, I pick up, hit nine and then dial what? | Bebeğim, telefonu kaldırdım 9 a bastım, hat almak için sonra ne yapacagım? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Allen Gregory, be quiet! | Allen Gregory, sessiz ol! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Nothing. Sounded like something. | Hiçbir şey. Bana bir şeymiş gibi geldi. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Yeah, I should probably take off, though. | Evet, benim çıkmam lazım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Hey, unrelated is there a bidet on school grounds? | Hey, ilgisiz okulda hiç Bide var mı? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Never mind. | Neyse boşver. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Hey, Joel, look the new kid is crying. | Joel bak, yeni çocuk ağlıyor. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Yeah, I think he crapped himself. | Evet, sanırım altına etmiş. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I can smell it in my nose! | Kokusunu buradan alabiliyorum! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Where you going, Allen Gregory? | Nereye gidiyorsun, Allen Gregory? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| There's nothing back there for me, Pat. | Okulda benim için hiçbir şey kalmadı, Pat. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I don't fit in either, you know. | Ben de aynılarını yaşadım biliyor musun? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| But it gets easier. | Git gide kolaylaşıyor. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| We almost did it, didn't we? | Neredeyse başarıyorduk, di mi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Did what? | Neyi başarıyorduk? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Take care of yourself, Red. | Kendine dikkat et, Red. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mmm... Your belly skin is like suede. | Mmm... Karnın süet gibi. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Tough but soft. Like a man. | Sert ama yumuşak. Adam gibi. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Man on a hunt for a job. | İş arayan bir adam gibi. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Yeah, I'm looking. It's hard out there. | Evet, Bakınıyorum. Dışarda zor bu işler. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| But you'll have one soon? | Ama yakında bulacaksın di mi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I mean, not that there's any rush. | Yani acele etmen gerektiğinden değil. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Just want you to feel good about you immediately. | Sadece senin hemen iyi hissetmeni istiyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh! I wish we could make money off your belly skin! | Oh! Senin göbeğinden para kazanabilelim isterdim! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Um... can someone please just sign my permission slip? | Birisi benim izin kağıdımı imzalayabilir mi lütfen? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Julie, there she is! | Julie, işte buradasın! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| What did you do today? | Günün nasıl geçti? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Well, let's see... | Bakalım... | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I went to school, I got a permission slip, | OKula gittim, İzin kağıdı aldım, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I asked you to sign it, | Senden imzalamanı istedim, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| you talked about which parts of Jeremy feel like suede. | Sen Jeremy'nin vücudunun süet gibi olan kısımlarından bahsettin. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| You go to school? | Okula gittin mi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| How fun is that?! | Nasıl da eğlenceli! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| You need anything else? A snack? | Başka bir şeye ihtiyacın var mı? Aperatif bir yiyecek mesela? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| You know you can help yourself to anything in the fridge. | Biliyorsun ne istersen var buzdolabında. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Okay, thanks. | Tamam, teşekkürler. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| All right, well... go get 'em. | Git al bakalım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| She's great. | Harika bir kız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh! Allen Gregory? | Oh! Allen Gregory? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Are you okay, my boy angel? | İyi misin, benim melek oğlum? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I have a broken heart. | Kalbim kırıldı. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| And undergarments filled with my own unruly waste. | Ve iç çamaşırlarımda kendi dışkımla dolu. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Who did this to you? | Kim yaptı bunu sana? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Possibly the most ravishing gal I've ever seen. | Muhtemelen şimdiye kadar gördüğüm en güzel kız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh, who is she? Jeremy, please! | Kim bu kız? Jeremy, lütfen! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Seriously, Jeremy! Why don't you go sprint | Cidden, Jeremy! Neden sen gidip bize | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| and grab us a couple of Oranginas? | iki tane portakal suyu getirmiyorsun? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| So... who is she? | Ee... kim bu kız? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| She's an older girl at school. | Okulumuzda yaşça üstün bir kız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| How old is she? Eight? Nine? | Kaç yaşında? Sekiz? Dokuz? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'd say she's comfortably in her late 60s. | Rahat 60 vardır. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mm hmm. So what's the problem? | Mm hmm. Ee problem ne? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I mean, she rambled on and on | Benim öğrenci olmam ve | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| about how she's the principal and I'm a student. What?! | onun okul müdürü olmasıyla alakalı abuk sabuk konuştu.. Nolmuş yani?! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Here we go... Oh, thanks, Jeremy. | İşte geldim... TEşekkürler, Jeremy. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I guess we'll just drink these without pita chips. | Sanırım bunu cips yemeden içmek zorunda kalacağız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| they're animals. | onlar hayvanlar. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I refuse to go back to that place. | Tekrar oraya gitmeyi reddediyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| What?! Oh, no, no, no, you don't mean that. | Ne?! Hayır, hayır, hayır, bunu demek istemedin. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Pita chips... Jeremy, enough with the pita chips! | Cipsler... Jeremy, bıktık artık cipslerden! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Get our jackets! | Montlarımızı getir! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Don't worry, Allen Gregory. | Merak etme, Allen Gregory. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm gonna take care of this. Hey. | Bu olayla ilgileneceğim. Hey. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh, my God, you scared the crap out of me, Julie! | Aman tanrım, korkudan altıma sıçtım Julie! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I thought you were a rat. | Seni bir fare sandım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| You're not quitting school, are you? | Okulu bırakmıyorsun di mi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Julie, I know you're extremely jealous of me | Julie, biliyorum beni çok kıskanıyorsun | Allen Gregory-1 | 2011 |