Search
English Turkish Sentence Translations Page 3297
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Oh, thank you! | Teşekkür ederim! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Some champagne? | Biraz şampanya? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The bubbles tickle my nose. | Kabarcıklar burnumu gıdıkladı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Great adlib, Peter. Keep it up and she'll be... | İyi hareket, Peter. Böyle devam et ve o... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Putty in your hands. | Elinde oyuncak olacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wait, Peter, | Dur, Peter, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you're not literally repeating every word I'm saying, are you? | söylediğim her kelimeyi harfi harfine söylemeyeceksin değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You couldn't possibly be that stupid. | Bu kadar aptal olamazsın herhalde. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, you're funny. | Eğlencelisin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Phew! Good save, Peter. | Vay be! Ucuz kurtardın, Peter. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh. My. | Aman... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, is Bernie here? | Bernie burada mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let me check. | Bir kontrol edeyim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Free hot dogs! | Sosisli sandviç! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, not here. | Hayır, burada değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, thanks. | Evet, sağ ol. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So did you get your rabbit's foot? | Tavşan ayağını aldın mı bari? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No. Dan said it was his. | Hayır. Dan kendisinin olduğunu söyledi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So you're just gonna give up? | Sende öylece bıraktın mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, what can I do? | Terry, hadi ama. Ne yapabilirim ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, I get it. | Anladım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're just one of those people | Takım elbise giyerek... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| who pretends to be successful and confident | ...başarılıymış gibi gözüken insanlardansın sadece. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why is everyone picking on the pantsuit? | Neden herkes takım elbiseye takıyor? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I just thought you were the kind of woman | Sadece Dan gibi bir pisliğe... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| who would stand up to a jerk like Dan. | ...karşı koyabilecek bir kadın olduğunu düşünmüştüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And that is how I saved that busload of orphans. | Bir otobüs yetimi işte böyle kurtardım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes, if it weren't for me, | Evet, ama bu benim için yeterli değildi, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| they would have seen Transformers 2. | Transformers 2'yi de göreceklerdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But I stopped them. | Ama onları durdurdum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow! You know, I am really having fun. | Gerçekten çok eğleniyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean, I have to admit, you're not really my type. | Yani, itiraf etmek zorundayım, gerçekten benim tipim değilsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I normally go for a slightly taller, | Normalde daha uzun olanları tercih ederim, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| hipper version of you. | ve daha fazla atraksiyon yaşayan tipleri. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I cannot resist a man like that. | Öyle adamlara hiç karşı koyamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Someone's on a roll. | Biri fena çuvalladı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. No thanks to you. | Evet. Çok sağ ol. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| FBI's most normal list? | FBI'ın en normaller listesi mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Did you really think that would work? | Bunun işe yarayacağını gerçekten düşündün mü? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, but I thought it might force you | Hayır, ama senin oyuna dönmene... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| back in the game. | yardımcı olabileceğini düşündüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I couldn't stand seeing you like that | Seni böyle görmeye daha fazla dayanamadım, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and I felt a tiny bit responsible. | ve bir nebze de olsa sorumluluk hissettim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You got my mojo back! | Tılsımımı geri getirdin! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bernie, I love you! | Bernie, seni seviyorum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It may cost me | Bu bana bir ömürlük bir süper nurple'e mal olacak... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahh! What's happening? | Ne oluyor? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why am I so warm? | Neden böyle heyecanlandım? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Um, are are you okay? | Sen, iyi misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm sorry I was quiet just then, | Suskunluğum için üzgünüm, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I was deep in thought. | derin bir düşünceye daldım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I must stand now and walk outside the store | Şimdi kalkmalı ve dükkandan dışarı çıkmalıyım | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and not come back inside no matter what I hear. | ve ne duyarsam duyayım içeri gelmemem gerek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hi. Sorry about that. | Merhaba. Bunun için üzgünüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That was my special brother. I look after him. | Bu benim ilginç kardeşim. Ona göz kulak oluyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| When I'm not busy being a taller, hipper, | Uzamakla, atraksiyonla, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| less retarded version of him. | işte bu tarz şeylerle meşgul değilken. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That is so sexy. | Bu çok seksi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| My God, has anyone ever told you | Tanrım, daha önce kimse, kuğu gibi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you've got the neck of a swan. | ...bir boynun olduğunu söylemiş miydi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, look who's back. | Bakın kim gelmiş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Decide you want a little sex a polooza after all? | Tüm bunlardan sonra abartılı bir seks istediğine mi karar verdin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I just made that up. | Takılıyorum işte. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is your last chance | Tavşan ayağımı geri vermek için son şansın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I have no idea what you're talking about, | Neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrim yok, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so I can only assume it's somehow period related. | bu yüzden sadece adet döneminde olduğunu varsayıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boyd, operation "Lucky Fluffy" is a go. | Boyd, "Şanslı Tontiş" operasyonu başlıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Who's this? Over. | O da kim? Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boyd, go with the plan; | Boyd, plana uy; | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The one we talked about. | Konuştuğumuz kişi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Right. I'm on it. Over. | Haklısın. Başlıyorum. Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What happened to the power?! | Elektriğe ne oldu?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've been playing for hours. | Saatlerdir oynuyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I was about to win $10,000! | 10,000 dolar kazanmak üzereydim! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Maybe you should've thought of that | Bunu şanslı tavşan ayağımı çalmadan önce düşünecektin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's my rabbit's foot, psycho! | Bu benim tavşan ayağım, manyak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, you know what?! | Tamam, aslında ne var biliyor musun?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Your bullying won't work on me, | Zorbalığın bende işe yaramaz, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you doughy, over the hill jock! | seni güçsüz, gereksiz pislik. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I hope losing that money taught you a valuable lesson. | Umarım kaybettiğin bu para sana ders olmuştur. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I found your rabbit's foot. Over. | Tavşan ayağını buldum. Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm sorry, what was that, Boyd? | Anlamadım. Ne dedin, Boyd? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It was under your desk. Over. | Senin masanın altındaydı. Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So cutting the power to Dan's store...? | Yani Dan'in dükkanının elektriğini kesmek...? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Was completely unnecessary. Over. | Tamamen gereksiz oldu. Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Did you really cut Dan's power? | Sahiden Dan'in elektriğini mi kestin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, it wasn't awesome. | Hayır, harika falan değildi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I totally overreacted. | Çok fazla tepki verdim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now I have to give him two months free rent. | Şimdi 2 ay kira almamam gerekiyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. I bet he was pissed he lost the tournament. | Evet. Bahse girerim turnuvayı kaybettiğine çok kızmıştır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How did you know about that? | Bunu nereden biliyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, I've been playing him all day. | Bütün gün oynuyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thanks for taking him out. | Onu çıkardığın için teşekkürler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He was my biggest competition, | Benim en büyük rakibimdi, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and now I'm one player away from wining $10,000! | ve şimdi 10,000 dolara sadece bir kişi uzaklıktayım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Mmm... yeah. That's what I'm talking about! | Evet. Bahsettiğim şeyde buydu! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Mmm... yeah! | Evet! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What are you looking at, creep?! | Neye bakıyorsun, sürüngen?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh yeah, mmm... you smell good. | Evet... harika kokuyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes, you do! | Evet, öyleyim! | Almost Heroes-1 | 2011 |