Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177817
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
On my honor, I'll never bother you again. | Yemin ederim, seni bir daha rahatsız etmeyeceğim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Hopper. | Hopper. Ohh. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
So Hopper is illegitimate. | Demek evin tek piçi Hopper he? | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
If there's an ape in my life, it's you. | Aa! Hayatımda bir maymun varsa, o da sensin. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
So... | Şey, ee... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I work here. That's right, that's right. | Burada çalışıyorum. Ahh, doğru, doğru. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Okay, great, great... | Ee, tamam, çok iyi, süper. Şey... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I'm nervous... Don't be. | Biraz gerginim. Şey... Olma. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I love this. | Bunu çok sevdim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
How about dinner, then? Just the two of us. | Akşam yemek yesek, olmaz mı ? Başbaşa. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Phone for you. It's your brother. | Telefon sana. Kardeşin. Ohh. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Here you are. Thank you. | Getirdim. Teşekkürler. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Betty, I got a problem making dinner tonight... | Şey, Betty, akşamki yemek ile ilgili bir sorun var, şey... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Art, I love you. | Ohh, Art, Seni seviyorum. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I wanted to see if... | Acaba görmem mümkü... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Do you think Art has anything I could change into? | Şey...yukarıda Art'a ait giyebileceğim bir şeyler... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
We'd like a bottle of wine. | Şey, bir şişe şarap alalım. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Chateau Fontegnac. | Şey, Chateau Fontegnac olsun. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
So, your sister... | Şey, kardeşin ve... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
What a character? | Ne tip ama, değil mi? | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Dites donc. | Öyle diyorsan. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Yeah, yeah. It's just that... | Gitti, gitti. Bu sadece, şey... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I was at the wedding. | Ohh! Düğündeydim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Good morning. | Oh. Günaydın. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I feel like my head's gonna pop... | Başım sanki patlayacak gibi. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I... I hopped in the shower. I need one too. | Bir duşa girip çıkayım dedim. Benim de girmem lazım. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Yeah, I forgot my ankles. | Evet, topuklarımı yıkmayı unutmuşum. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I'm just going to fall back and... | Biraz sağlim kafayla düşüneceğim ve.. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
El embrague! El embrague! | : Debriyajı kullan! Debriyajı kullan! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Viva la República! | Yaşasın Cumhuriyet! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Stop! We're gonna die! | Dur! Öleceğiz! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Relax! It'll be fine! I've seen it done a thousand times! | Panik yok! Bir şey olmayacak! Filmlerde hep başarıyorlar! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I took your advice about the charm. | Cazibe ile ilgili tavsiyeni dinledim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Well... Is something the matter? | Şey, ee... Şey, bir sorun mu var? | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I was just looking for a quiet place to spend the night, but... | Şey, geceyi geçirmek için sessiz bir yer arıyordum, fakat, şey... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Wait, wait, wait... | Bekleyin, bekleyin, bekleyin... Aah! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Are you guys crazy or what? I think we're "what." | Delirdiniz mi? Gibi | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
no. Not his face! | Yapmayın. Suratına vurmayın! | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I've been better. | Ohh! Daha iyi olduğum olmuştur. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Here, let me help you. | Ohh. Dur, sana yardım edeyim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I'm sorry. | Oh, çok üzgünüm. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
lovely. | ...hoşsun. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I am very happy you came. | Şey, geldiğine çok sevindim. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
All right, what does Betty keep on her night table? | Peki, Betty'in yatak başucunda neler olduğunu söyle? | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
And you... I'm really sorry. | Ve sen... Çok üzgünüm. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
See you later? Hemingway never hit the front lines... | Şey, sonra görüşürüz, tamam mı? Hemingway asla cepheye katılmadı... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I'm sorry. | Şey...üzgünüm. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Does it say "Love you, Huffy" on the inside? | Ne!. İçinde "Huffy, seni seviyorum" mu yazıyor? | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
You... | Sen var ya... | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Get me Dr. Huffeyer. I'll check the garden, miss. Hold on one second. | Bana Dr. Huffeyer'i bul. Bahçeye bakayım efendim. Az bekleyin. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I'm gonna look for him right now. | Şimdi onu bulacağım. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
I've gotta go back to Italy. | Şey, İtalya'ya dönmem gerekiyor. | Two Much-2 | 1996 | ![]() |
Testing, testing, One, two, One, two, | Deneme, bir, iki. Test bir iki, bir iki. Test bir iki, bir iki. Test bir iki, bir iki. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Okay, that's good, Ready, Mom? | Tamam, hazır mısın anne? Tamam oldu. Hazır mısın anne? Tamam oldu. Hazır mısın anne? Tamam oldu. Hazır mısın anne? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Okay, how do you want me to sit? | Nasıl oturayım? Tamam, nasıl oturmamı istersin? Tamam, nasıl oturmamı istersin? Tamam, nasıl oturmamı istersin? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Anyway you want, I'm just glad you're finally doing this, | Nasıl istersen. Şu işi yapalım da... Nasıl istersen. Sonunda bunu yapacağına sevindim. Nasıl istersen. Sonunda bunu yapacağına sevindim. Nasıl istersen. Sonunda bunu yapacağına sevindim. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
All right, Go ahead, Start, | Tamam hadi başla. Tamam. Hadi başlayalım. Tamam. Hadi başlayalım. Tamam. Hadi başlayalım. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Great, So, why... | Harika; acaba neden... Harika. Pekâla, neden... Harika. Pekâla, neden... Harika. Pekâla, neden... | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
You're just gonna ask me questions, right? | Sadece soru soracaksın, değil mi? Şimdi bana sorular soracaksın, yanlış mıyım? Şimdi bana sorular soracaksın, yanlış mıyım? Şimdi bana sorular soracaksın, yanlış mıyım? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Hence the "why." All right, | Soru soruyorum ya. Tamam peki. O yüzden "Neden"le başladım. Pekâlâ. O yüzden "Neden"le başladım. Pekâlâ. O yüzden "Neden"le başladım. Pekâlâ. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
I guess I better be careful answering if this is gonna be how you remember me, | Dikkat etsem iyi olur, sonuçta beni hep böyle hatırlayacaksınız. Madem beni bu şekilde hatırlayacaksınız dikkatli cevap versem iyi olacak. Madem beni bu şekilde hatırlayacaksınız dikkatli cevap versem iyi olacak. Madem beni bu şekilde hatırlayacaksınız dikkatli cevap versem iyi olacak. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Mr. Bergman? | Bay Bergman. Bay Bergman? Bay Bergman? Bay Bergman? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Thanks. | Sağolun. Teşekkürler. Teşekkürler. Teşekkürler. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
You'd hardly know it was instant. | Hazır kahve demeye bin şahit lazım Hazır kahve demeye bin şahit ister. Hazır kahve demeye bin şahit ister. Hazır kahve demeye bin şahit ister. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
When are the boys coming? | Bizimkiler ne zaman geliyor? Çocuklar ne zaman geliyor? Çocuklar ne zaman geliyor? Çocuklar ne zaman geliyor? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Barry's flying the redeye tonight, | Barry bu gece yarısı uçuyor, Barry bu gece uçakla geliyor. Barry bu gece uçakla geliyor. Barry bu gece uçakla geliyor. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
and Matthew's driving, so I guess two days. | Matthew da arabayla geliyor, iki gün filan sürer sanırım. Matthew arabayla gelecek. Sanırım iki günü bulur gelmesi. Matthew arabayla gelecek. Sanırım iki günü bulur gelmesi. Matthew arabayla gelecek. Sanırım iki günü bulur gelmesi. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
And he's not alone. | Ayrıca yalnız da değil. Ayrıca yalnız da gelmiyor. Ayrıca yalnız da gelmiyor. Ayrıca yalnız da gelmiyor. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Welcome to Wilmington International Airport, | Wilmington Uluslararası Havalimanına hoşgeldiniz... | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
How's she doing? | Nasıl? Ne durumda? Ne durumda? Ne durumda? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Sick. In pain. She nods off a lot. | Hasta. Acı çekiyor. Sürekli uyukluyor. Hasta. Ağrısı çok. Sürekli de uyuyor. Hasta. Ağrısı çok. Sürekli de uyuyor. Hasta. Ağrısı çok. Sürekli de uyuyor. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
You better start reading. | Okumaya başlasan iyi olur. Okumaya başlasan iyi edersin. Okumaya başlasan iyi edersin. Okumaya başlasan iyi edersin. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
There's an instruction manual? You're gonna wanna read it. | Kullanım klavuzumuz da hazır desene. Okumak isteyeceksin. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Well, just too bad nobody ever comes back and tells these guys if they got it right. | Ne yazık ki hiç kimse geri dönüp de bu adamlara, haklıymışsınız diyemeyecek. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
That's me. | Bu benim. Ben söylerim ama. Ben söylerim ama. Ben söylerim ama. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Holy shit! | Çüş artık! Yok daha neler! Yok daha neler! Yok daha neler! | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Well, if we study the literature, maybe we can grow from this experience. | Edebi tecrübeden bir şeyler öğrenebiliriz diye düşündüm. Madem edebiyat okuyoruz, bu deneyimle ortaya bir şeyler çıkartabiliriz. Madem edebiyat okuyoruz, bu deneyimle ortaya bir şeyler çıkartabiliriz. Madem edebiyat okuyoruz, bu deneyimle ortaya bir şeyler çıkartabiliriz. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Absolutely. Yeah. I own the whole Good Tragedy series. | Evet tabi, zaten bende de "trajedi serisi" var. Kesinlikle! Evet. Tüm iyi Tragedya'ların bir serisi bende var mesela. Kesinlikle! Evet. Tüm iyi Tragedya'ların bir serisi bende var mesela. Kesinlikle! Evet. Tüm iyi Tragedya'ların bir serisi bende var mesela. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Enjoy your Parasitic Infection, | "Parazit enfeksiyonunuzun tadını çıkarın" "Parazite dayalı enfeksiyonun tadını çıkartmak"... "Parazite dayalı enfeksiyonun tadını çıkartmak"... "Parazite dayalı enfeksiyonun tadını çıkartmak"... | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Making the Most of Incest, that was a good one. | "Ensestin sınırlarını zorlayın" ki bu çok iyiydi. ..."Ensestliğe Giriş". En iyilerinden biriydi hatta. ..."Ensestliğe Giriş". En iyilerinden biriydi hatta. ..."Ensestliğe Giriş". En iyilerinden biriydi hatta. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
I especially enjoyed Congratulations! Your Child's an Addict, | En çok da şey hoşuma gitmişti: "Tebrikler, çocuğunuz bir bağımlı" Özellikle de şeyi beğendim; "Tebrikler, sizin oğlan bir müptela." Özellikle de şeyi beğendim; "Tebrikler, sizin oğlan bir müptela." Özellikle de şeyi beğendim; "Tebrikler, sizin oğlan bir müptela." | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Will you just read it? Give me a break, Em. | Sadece oku tamam mı? Hadi ama, Em. Şunları okuyacak mısın sen? Yapma ama Em. Şunları okuyacak mısın sen? Yapma ama Em. Şunları okuyacak mısın sen? Yapma ama Em. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
This whole thing sucks. Yeah, it does. | Zaten boktan bir durum. Evet öyle. Bu iğrenç bir şey. Evet, öyle. Bu iğrenç bir şey. Evet, öyle. Bu iğrenç bir şey. Evet, öyle. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
And I've been down here with Mom and Jim | Ve bütün hafta tek başıma annem ve Jim'le bunun oluşunu izledim. Bütün bir haftadır burada bir başıma... Bütün bir haftadır burada bir başıma... Bütün bir haftadır burada bir başıma... | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
all by myself all week watching it happen. | ...annem ve Jim'le kalıp, olanları seyrediyorum. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
And I don't have anyone else to talk to, and so I went to a bookstore. | Ama konuşacak hiç kimsem yok. Bu yüzden kitapçıya gittim. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Yeah, I know you've been working really hard, okay? | Çok çabaladığını biliyorum, tamam mı? Evet, ne kadar çaba gösterdiğinin farkındayım, tamam mı? Evet, ne kadar çaba gösterdiğinin farkındayım, tamam mı? Evet, ne kadar çaba gösterdiğinin farkındayım, tamam mı? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
And I will read the book. | Kitabı da okuyacağım. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
They must have been happy to see you. Yeah, they are. | Seni gördüklerine sevinmişlerdir. Evet öyle. Seni görmekten mutlu oluyorlardır. Evet oluyorlar. Seni görmekten mutlu oluyorlardır. Evet oluyorlar. Seni görmekten mutlu oluyorlardır. Evet oluyorlar. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
I mean, there's only the two of them, and they really need the help. | Aslına bakarsan sadece iki kişiler ve yardıma gerçekten ihtiyaçları var. Kukumav kuşları gibi bir başlarınalar ve yardıma da gerçekten ihtiyaçları var. Kukumav kuşları gibi bir başlarınalar ve yardıma da gerçekten ihtiyaçları var. Kukumav kuşları gibi bir başlarınalar ve yardıma da gerçekten ihtiyaçları var. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
No, I meant the bookstore. | Hayır, kitapçıyı kastetmiştim. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Fuck you, Keith. | Siktir git Keith. S.ktir git Keith. S.ktir git Keith. S.ktir git Keith. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
This is News 6 at 11:00, | Kanal 6 saat 11 haberleri. Kanal 6, saat 11 haberleri ile karşınızdayız. Kanal 6, saat 11 haberleri ile karşınızdayız. Kanal 6, saat 11 haberleri ile karşınızdayız. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Southeastern North Carolina's most watched 11:00 newscast, | Güneydoğu Kuzey Carolina'nın en çok izlenen 11 haberleri. Kuzey Carolina'nın güneyi şu an 11 haberlerine bağlanıyor. Kuzey Carolina'nın güneyi şu an 11 haberlerine bağlanıyor. Kuzey Carolina'nın güneyi şu an 11 haberlerine bağlanıyor. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Another missing persons case tonight with a Blaine County connection, | Blaine County ile bağlantılı bir kayıp insan vakası daha yaşandı bu gece. Blaine County'de bir kayıp vak'ası daha yaşandı. Blaine County'de bir kayıp vak'ası daha yaşandı. Blaine County'de bir kayıp vak'ası daha yaşandı. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Mom? Keith's here. | Anne, Keith geldi. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Hi, Mom. Hi, honey. | Merhaba anne. Merhaba tatlım. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Glad you could come. | Gelebildiğine sevindim. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
I had to get a few things settled. Take care of a little business, remember? | Bazı ayarlamalar yapmam gerekti. Bazı ufak işler var demiştim, hatırladın mı? Bir iki şeyi halletmem gerekiyordu. İşlerle ilgili, hatırladın mı? Bir iki şeyi halletmem gerekiyordu. İşlerle ilgili, hatırladın mı? Bir iki şeyi halletmem gerekiyordu. İşlerle ilgili, hatırladın mı? | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |
Yes, I remember. | Evet hatırladım. Evet, hatırladım. Evet, hatırladım. Evet, hatırladım. | Two Weeks-1 | 2006 | ![]() |