Search
English Turkish Sentence Translations Page 1389
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
well, she's been standing right here on the field | ...saat 17.30'dan beri alanda duruyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Sure, i'm sure. | Elbette eminim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Nc54860. | Nc54860. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hold it. | Bekleyin. Anlayamadım gitti. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Instead of flying south to cuba, | Güneye Küba'ya uçacağına James kuzeye Savannah, Georgia'ya gitmiş. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Well, maybe he's | Belki... yolcu var mıydı? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Oh, no, sir, there were no passengers. | Hayır, efendim. Hiç yolcusu yoktu. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
James flew in alone and headed up to town | James tek başına uçmuş ve her zamanki gibi şehir merkezine gitmiş. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I expect he'll be hitting the spots | Bir iki gün barlardan dışarı çıkmayacağını söyleyebilirim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Ok. Thanks. | Peki. Teşekkürler. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
We've fallen flat on our faces. | Çuvalladık. James aradığımız kişi değil. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
James, my friend, | James, dostum. Tekrar görüştüğümüze sevindim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
How was the flight? | Uçuş nasıl geçti? Ötekiler gibi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Flew the other plane to savannah, | Diğer uçakla Savannah'a uçtum. Onu alanda yemlik gibi bıraktım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
then picked up this one. | Sonra bu uçağı aldım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Who's gonna shepherd this flock? | Bu sürüye kim çobanlık edecek? Ben. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Personal reasons. | Kişisel nedenler. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Please, will you all board the plane? | Lütfen hepiniz uçağa biner misiniz? Pilotunuz bu bey. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You are now going to the united states | Çan sıkıcı gecikmeler olmaksızın şimdi Birleşik Devletlere gideceksiniz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
of more prosaic travel across foreign borders, | Her zamanki yabancı sınırları geçmeden... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Will you all make yourself comfortable? | Hepiniz rahat etmeye bakın. Bavullarınıza oturmak zorundasınız. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
We have no seats. | Koltuklarımız yok. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
That's right. A twin engine job. | Evet. Çift pervaneli bir uçak. Pilotu ve kaydı meçhul. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Carrying 3 men and 3 women, | 3 erkek ve 3 kadın yolcusu var. Tarifleri telekste verildi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Please impound plane and all passengers. | Uçağı ve yolcuları müsadere edin lütfen. Teşekkür ederiz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Maybe if we had time to get these sketches | Bu resimleri bütün alanlara gönderecek vaktimiz olsaydı... neyse tarifler verildi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Have you any idea how many planes | Bugün bu bölgeye kaç uçak ineceğini biliyor musun? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Our only hope is that they'll come down on a small field | Tek umudumuz küçük bir alana inmeleri. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
where the attendants know every plane and every pilot. | Oradaki bakım elemanları her uçağı ve her pilotu tanır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
But wouldn't they land at a larger field | Ama sırf bu sebepten daha büyük bir alana inmezler mi? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I wonder. | Acaba? Yasağı çiğnemenin bir sakıncası vardır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
It gives you a sense of guilt. | İnsana suçluluk hissi verir. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Now, put yourself in that pilot's place. | Kendinizi o pilotun yerine koyun. Büyük alanlarda çok kişi vardır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
One of them might be a smart law enforcement officer. | Bunlardan biri zeki bir memur olabilir. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Remember, you're a smuggler, | Unutmayın kaçakçısınız. Çok fazla kişinin sizi gözetlemesi rahatınızı kaçırır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
At least i hope you're uneasy. | Umarım öyle olur. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
If not, you and your load of aliens | Olmazsa kaçaklarınız buraya ineceklerdir... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
and there's not a thing in the world | ...onları durdurmak da elimizden gelmeyecektir. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
My friends, | Dostlar... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
soon you will be in the land of your choosing. | ...yakında seçtiğiniz ülkede olacaksınız. Birkaç direktifimiz var. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
First, the papers we have so carefully prepared | Önce, o kadar dikkatle hazırladığımız evrak; kontrol edin. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Social security, driver's licenses, | Sosyal güvenlik, şoför ehliyeti, referanslar ve banka cüzdanı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Everybody got them? | Herkesin var mı? Evet. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Good. Now as to destination | Güzel. Varış noktanıza gelince... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
you, mr. Sandring, will be met at east savannah airport. | Bay Sandring, sizi Savannah hava alanında karşılayacaklar. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You take me to chicago. | Beni Chicago'ya götüreceksiniz. Başka bir uçakla... Pilotumuz götürecek. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
After landing at a private airfield, | Özel bir alanda indikten sonra otomobille Doğu Savannah hava alanına götürüleceksiniz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
From there, you'll be flown | Oradan uçakla New York veya Chicago'ya uçacaksınız. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
except, of course, miss lorress, | Charleston'a gitmek isteyen Bayan Lorress hariç. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
and i will personally | Ona Charleston'a kadar bizzat ben refakat edeceğim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Heading for the promised land. | Vaat edilen topraklara... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Dimitri matthias, 17, tubercular. | 17 yaşındaki Dimitri Matthias geliyor. Veremli. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Refused visa on account of contagious disease. | Bulaşıcı hastalık taşıdığından vize reddedildi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
A. Sestina, 47. | A. Sestina, 47 yaşında... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Naturalized in 1929, stripped of u.s. Citizenship | 1929'da vatandaşlık verildi, 1938 yılında geri alında ve tehcir edildi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Will you sit down and relax? | Otur da gevşe biraz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I guess he figures the competition isn't so rough | Galiba bugünlerde haraç alanlar azalmış ki... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
and he wants in again. | ...tekrar mesleğe dönmek istiyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Elizaveth alonescu, 35. | Elizaveth Alonescu, 35. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The lady doesn't believe in paying duty | Bu hanım ülkeye getirdiği mücevherlerin gümrüğünü ödemek istemiyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hello, sir, jack. | Merhaba efendim. Ben Jack. Selam. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Did you get her? | Yakaladınız mı? James'in uçağını bulduk. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
It's been on the ground in savannah since yesterday, | Dünden beri Savannah'da havalanmamış. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
and he's off on a tear. | Kendisi de eğlencede. Müthiş. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
We don't know when or where they're coming in, | Ne zaman, nereye inecekler bilmiyoruz. Yakalama ihtimalini ise... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
well, you can figure that for yourself. | ...var sen hesapla. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Cheer up, pete. You did a good job, | Kaptırma kendini Pete. İyi iş çıkardın. Hâlâ yakalayabiliriz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The worst that can happen | En kötüsü bu sürü elimizden kaçar... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
What are you doing? | Ne yapıyorsun? Rahatlatıcı değil mi? Asansör gibi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Why are you going down? | Niye iniyorsun? Jacksonville'de yakıt alacağız. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
James, you're crazy to make stops in this hot plane. | James, aranan bir uçakla alana inmek çılgınlık. Yükümüz ağır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Anyway, relax. | Merak etme. Ana Jacksonville alanında durmuyoruz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
We are stopping to refuel. | Yakıt almak için duruyoruz. Kimse uçaktan inmeyecek. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
and you will try not to be seen | Pencereden dışarı bakarken kimseye görünmeyin. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hi. Gas. | Selam. Yakıt! | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Ain't never seen that plane | Bu uçağı hiç buralarda gördük mü? Hayır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Make yourself at home. | Rahatınıza bakın. Fazla sürmez. Sağ ol. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Get you right quick. | Hemen işinizi görürüm. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Sure, he gave me the message, baby, | Elbette notunu aldım bebeğim... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
but how many times do i got to tell you | ...ama beni buradan arama diye kaç defa söyleyeceğim? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The boss catches me using the phone, | Patron bu telefonu kullandığımı görürse işten atar beni. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Yeah. I'll see you tonight. | Tamam. Bu gece görüşürüz. Hoşça kal. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hey! That gas you | Hey! Yakıt istemiştin... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
hello. Hello! | Alo. Alo! | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
What's the matter? | Ne oldu? Göçmen bürosu peşimizde. Adam bizi tanıdı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
That plane, the one immigration wants, | Sınır polisinin aradığı uçak buraya indi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Taking off now. | Şimdi kalkıyor. Ürktü galiba. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hold it. | Bir dakika. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
He just banked, and i think he's... | Yan yattı şimdi. Sanırım güney istikametinde gidiyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
8 people aboard. Twin engine plane. | İçinde 8 kişi var. Çift motorlu uçak. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The color is... | Rengi sarı, kenarlarında yeşil çizgisi var. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Just took off from south jacksonville airport. | Az önce güney Jacksonville'den havalandı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Lieutenants carter, maxon, and lynch, | Carter, Maxon ve Lynch teğmenler... havalanın ve bulun. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Control tower to carter. | Kontrol kulesinden Carter'e... 6 no.lu güneybatı bölgesini tara. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Control tower to lynch. | Kontrol kulesinden Lynch'e... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Patrol area two, southeast. | 2 no.lu güneydoğu devriyesi sende. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Control tower to maxon. | Kontrol kulesinden Maxon'a... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Patrol area 4, due south. | 4 no.lu güney istikametinin devriyesi sende. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Due south? Do tell. | Güney istikameti mi? Yok canım! | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
From naval air station, jacksonville, | Jacksonville Deniz kuvvetleri Hava Merkezinden... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |