Search
English Turkish Sentence Translations Page 1385
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
I could hardly ask a new friend to wash glasses | Yeni bir dosttan içki parası olarak bardakları yıkaması isteyemem. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You are insulting. | Hakaret ediyorsun. Takılıyordum. Kaldır onu. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I heard you speak of the laws | Birleşik Devletlerin göçmen yasasına kızdığını işittim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You overheard. | İşittin mi? İlginç şeylere kulak misafiri oluyorsun. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I will have another of the same. | Bir içki daha verin. Müesseseden. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You were saying. | Diyordun ki... Golfstrim Kafe'sini idare etmek... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
i had to be plagued with a soft heart. | Yumuşak kalbimi kötüye kullanıyorlar. Hiç de belli olmuyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
When i hear of people | Amerika'ya girmek isteyenleri duydukça hisleniyorum. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
And what do you do? | Ne yapıyorsun peki? Ne yapabilirim? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Occasionally, i put someone | Arada bir yardım edebilecek birine yönlendiriyorum onları. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I would pay. | Para verebilirim. Lafı olmaz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Any price within reason | Sana veya başkasına, makul bir fiyat ise! | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Miss lorress. | Bayan Lorress. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I understand the embassy couldn't help you. | Sefaretten yardımcı olmamışlar. Siz olur musunuz? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
How anxious are you to go? | Çok mu gitmek istiyorsunuz? Çok. Yoksa geri dönmezdim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I try not to get sentimental. | İşlerime his karıştırmamaya çalışırım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The fee for my services | Hizmetlerimin karşılığı peşin $1,000'dır. Param yok. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
As i say, i try not to get sentimental, | Dediğim gibi, karıştırmamaya çalışırım. Ama bazen... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
if i had $1,000, | $1,000'ım olsaydı, hepsini yanımda taşır mıydım? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
It would be torn in half | İyi niyeti göstermek için ikiye bölünmüş olmaz mıydı? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Good faith on both sides. | İki tarafın da iyi niyeti olmalı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
When i get there, i may be able to pay you. | Oraya vardığımda size ödeyebilirim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Trusting a woman as beautiful as yourself | Sizin gibi güzel bir kadına güvenmek, çok hissi bir davranıştır. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
How can i be sure of you in charleston? | Charleston'da size nasıl güvenebilirim? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Good faith. | İyi niyet. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
In view of the circumstances, | Bu durumda, işi ayarlamak sandığımdan az zaman alacak. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Nothing has changed. | Bir şey değişmiyor. Paris veya Viyana'da neyse Havana'da da aynı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Allow me. | Müsaade edin. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
If you'll be good enough to wait. | Biraz beklemenizi rica edeceğim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Santez? | Santez? Öldü. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Hit by a taxi. | Taksi çarptı. Banknotun öteki yarısını alamadım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The police. I tried, but | Polis geldi. Denedim ama... ziyaretimize gelebilirler. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
New york cops. How they gonna figure a havana connection? | New York polisi. Havana bağlantısını nasıl anlayacaklar? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Don't underestimate. | Onları küçük görme. Hepimiz arkamızda iz bırakırız. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Not me. | Ben bırakmam. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Questions might be asked. | Soru soracaklardır. Sorduklarında gerçeği söylemem mi gerek? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Again, you underestimate. | Gene küçümsüyorsun. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
A shrewd man never asks questions | Zeki birisi gerçekle yalan arasındaki farkı anlayacak... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
There's a mr. Gombush in the cafe. | Kafede Bay Gombush diye biri var. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
There is no reason to assume | Söylediği gibi birisi olduğunu sanmamak için bir sebep yok. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I think, however, something more | Gene de, rutin kontrolden fazlası yapılmalı derim. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
This place is like a morgue. | Bu yer morga benziyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I am joseph gombush. | Adım Joseph Gombush. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Before this gloom descends upon my soul, too, | Bu keder benim ruhuma da çökmeden, herkese içki ısmarlamak istiyorum. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
At least to enliven the atmosphere | Hiç olmazsa hava canlanır ve anlaşılır bir konuşma için diller çözülür. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
No, thank you, señor. | Sağ olun bayım, istemez. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I withdraw my offer. | Teklifimi geri aldım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Another glass, gloomy one. | Bir içki daha ver, süzgün. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
In it is the best company | İçindeki şey, buradaki en iyi dost. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I never inquired. | Sormak hiç aklıma gelmemişti. Macar değilsiniz değil mi? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Viennese. | Viyanalı. Neyse. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
As a favor to me, | Lütfen söyleyeceğim şeylere şaşırmayın. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Gombush. | Gombush. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Mr. Joseph gombush. | Bay Joseph Gombush. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Miss marianne lorress. | Bayan Marianne Lorress. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I thought, | Diyorum ki, ikiniz de Havana'da bir Macar olarak yalnız kaldınız. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You are hungarian? | Macar mısınız? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Um, my dear friend, you mean to say | Sevgili dostum, ismi tanıyamadınız mı? Lorress mi? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Mayor of budapest. | Budapeşte Belediye Reisi. Macaristan’daki en ünlü kişilerden. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Oh, that lorress. | Ha, o Lorress mi? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Of course, if not the most famous, | En ünlü değilse bile, en rezillerinden. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
What a charming scoundrel he was. | Ne sevimli haydudun tekidir o! | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Miss lorress here is his niece. | Bayan Lorress yeğeni oluyor. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The rumors around budapest about him, | Budapeşte'de neler söylerdiler. Ya o partiler? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Nowhere have there been such banquets, | Hiçbir yerde böyle ziyafet verilmez, böyle yemek işreti yapılmazdı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Do you remember the story about the visiting princess? | Ziyarete gelen prenses için anlatılan öyküyü hatırladın mı? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I can't say that i do. | Hatırladım diyemem. Bunu dinlemelisin. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You will forgive me, miss lorress. | Kusura bakmayın Bayan Lorress... Bunu Bay Palinov'a özel anlatmam gerek. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I waste my time telling a smart man like yourself, | Senin gibi akıllı birisine boş yere güzel bir kadına güvenme diyorum. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I trust everyone. | Herkese güvenirim. Sen bilirsin, ama yalan söyledi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
There was never a mayor lorress in budapest. | Budapeşte’de Lorress adında Belediye Reisi yoktu. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Good day, miss lorress. | İyi günler Bayan Lorress. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
He says that you deliberately knocked down his fruit. | Kasten meyvelerini dökmüşsünüz. Doğru mu? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Nothing of the sort. The man is insane. | Ne münasebet? Deli mi bu? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
He's a fool. | Budala. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Stupid fool. | Sersem budala. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
The gentleman was not familiar with the cuban laws. | Beyefendi Küba yasalarını pek bilmiyor. Zararını karşılayacak. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I don't sell nothing but the best fruit, señor. | Hep çok iyi meyve satarım bayım. Hiçbiri bozulmamış. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Will this take care of it? | Bu yeter mi? Evet, efendim. Çok teşekkür. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Gracias, mi capitán. | Teşekkürler Yüzbaşım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
An expensive method, señor, to get rid of a pursuer. | İzleyeni atlatmak için çok pahalı bir yol bayım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Well, i didn't think it was a good idea for him | Karakola girdiğimi görmesi, ya da... | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
A made a good contact with palinov, | Palinov'la iyi bir bağlantı yaptım ama sırf buna güvenemem. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Pues, no. You people have an expression. | Doğru. Sizin bir deyiminiz var... Kedinin derisini yüzmenin 9 yolu varmış. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
That's right, but i've got to have a lead | Evet, ama ülkeye sokacağı göçmenlerle temas kurmalıyım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
That thought, it occurred to us, too. | Bunu biz de düşündük. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
They might have objected to having their pictures taken. | Resimlerinin çekilmesine itiraz edebilirlerdi. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You may wish to send these on | Bunları bayım, Birleşik Devletlere gönderebilirsiniz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
It will make identification easier | Ülkenize gireceklerse teşhisi kolay olur. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You've been a great help, lieutenant. | Teğmen çok yardımcı oldunuz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
I think i've got myself a lead. | Sanırım temas kuracak biri var. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Good evening. | İyi akşamlar. Bayan Lorress evde mi? | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
If she is, she must have squeezed through the keyhole. | Anahtar deliğinden girmediyse değil. Ama onu görmem lazım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Maybe if she had distinguished callers like you, | Sizin gibi kibar beyler arasaydı, dışarıda kalmazdı. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You see, no money, no room. | Yani, para yok, oda yok. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
You know where she went? | Nereye gitmiş olabilir? Kafeler sokağına bakardım. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Go fast, go fast. | Çabuk olun, çabuk olun. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
A beautiful girl don't remain on her own | Havana'da güzel bir kız fazla yalnız kalmaz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
For me? | Bana mı? Size. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |
Oh, merci beaucoup. | "Mersi boku. "Çok janti " naziksiniz. | A Lady Without Passport-1 | 1950 | ![]() |