• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 1390

English Turkish Film Name Film Year Details
we have 3 boys up, and they can do 100 miles an hour ...3 çocuğumuz havada, hızları saatte 150 km. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We got them off the ground in time, Tam zamanında havalandılar. Sizin uçak uzakta olamaz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Keep you advised. Bilgi veririz. Tamam. Sağ olun. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Have you contacted civil aeronautics Sivil havacılıkla da temas kurdunuz mu? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
All private and commercial pilots Bütün özel ve ticari pilotlar uyarıldı. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
They'll report in Uçağı görür görmez haber verecekler. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There'll be no slip up this time. Bu sefer atlamayacağız. Çuvala soktuk onları. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Havana to jacksonville is 550 miles. Havana'dan Jacksonville'e 550 mildir. Yakıt alamadılar. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
With that plane and that load, Bu uçakla o yükle 300 mil daha gidebilirler. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Well, they're smart enough Ek depo olmadan ağır yükle uçmayacak kadar akıllıdırlar. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There isn't a field where they can land Yakalanmadan inecekleri bir alan yok. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
and every plane in the territory is on the lookout. Bölgedeki her uçak keşifte. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I don't think i'd like to be in that ship right now. Şu anda o uçakta olmak itemezdim. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We stopped for gas, then no gas. Why? Yakıt için durduk. Sonra yakıt yok. Neden? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
The pilot, he run to the plane Pilot uçağa koştu... A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
like a man with fright. ...korkmuş bir adam gibi. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
One does not stop to refuel Gerekmezse yakıt almak için durulmaz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There was need, but no fuel. Gerek vardı ama yakıt yoktu. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Quiet! Kesin dedim! Sestina'ya kesin diyemezsin. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why no gas? Niye yakıt yok? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You say we fly to savannah. That's north. Savannah’a uçuyoruz dedin. Orası kuzeyde. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
But i see the sun. We go south. Ama güneş gördüm. Biz güneye gitmek! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
My friends, no man and no scheme is perfect. Dostlarım, hiçbir kimse ve plan kusursuz değildir. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There was always a chance for a slip up. İşlerin ters gitmesi hep mümkündür. Beklenmedik zorluklarla karşılaştık. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Now, there's no need to be excited. Heyecanlanmanıza gerek yok. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We're merely changing our plan. Sadece planı değiştiriyoruz. Nasıl? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We'll find a field and land, Bir alan bulup ineceğiz. Otomobil edinip... A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
there's a plane following us. Bir uçak bizi takip ediyor. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Navy. Donanma! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Well, i'm sitting in his lap. Tam üstündeyim. Şimdi ne yapacağım? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Pursue. İzle. Mevkiini, istikametini ve hızını rapor et. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
5 miles due east of lake marion. Marion gölünün 5 mil doğusunda. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Altitude, 2,000. Air speed, 140. İrtifa 700 metre. Hız 200. Bu kadar. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
About 175 miles from jacksonville. Jacksonville'den yaklaşık 270 km uzakta. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
He's got to come down in the next hour. Önümüzdeki saat içinde inmeli. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Sit down anywhere, and they're over you like a blanket. Nereye insen hemen üstüne çökerler. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Might be best at that. En iyisi bu olabilir. Kodes hoşuna mı gidiyor? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I can get along without them, Olmasa da olur... A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
but a 2 to 5 rap's the worst they can hang on us. ...ama en kötü olasılık 2 ilâ 5 yılı yapıştırmaları. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You're wrong, my friend. Yanılıyorsun dostum. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Once we're caught and they investigate, Yakalanır ve dosya incelenirse, cinayet olayı var. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Not me. Talk for yourself. Benim yok. Kendin için konuş. Benim de yok. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why should i kill a man? Niye bir adam öldüreyim? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
But there have been killings under orders from an organization. Ama bir teşkilât emriyle öldürülenler oldu. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You and i are that organization. Sen ve ben, bu teşkilâtız. İkimiz de bu sorumluluğu paylaşıyoruz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You know, it gets pretty tiresome Kaçmayan birisiyle sobe oynamak sıkıcı oluyor. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why, i should have brought along some papers to deliver, Bisikletim varken yaptığım gibi tebligat için evrak getirseydim bari! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Anyway, we're trotting along Okeechobe gölü üzerinden tırısa devam ediyoruz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
He's still heading south. Hâlâ güney istikametine gidiyoruz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Friend of mine has a boat Köpekbalığı nehrinin ağzına yakın yerde bir arkadaşımın teknesi var. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
It'll take us to havana. Bizi Havana'ya götürür. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
What will the navy be doing? Donanma ne yapar? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There's not enough gas "Keys" takımadalarına kadar yetecek yakıtımız yok. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
In a very little while, Az sonra aşağıya iniyor olacağız. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Maybe we can slog through to the coast Şuraya indikten sonra hayatta kalırsak sahile kadar sürükleriz kendimizi. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
South of okeechobee. Okeechobee'nin güneyinde, bataklığın üzerinde. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
He must be almost out of gas. Yakıtı tükenmiş olmalı. Aklı tükenmiş olmalı. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why doesn't he head for someplace to land? Niye inecek bir yere gitmiyor? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Where? Nereye? Nerede alan varsa. İntihar bu yaptığı! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Still it follows. Hâlâ takip. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
What kind of a country is this? Ne biçim ülke? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Even in the air of the united states, Amerikan havasında bile polis takip ediyor. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Say, uh, what's for dinner tonight? Bu gece yemekte ne var? Gene yahni ise... Dur biraz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why, that crazy dope is going down. Salak herif aşağı iniyor. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
He's gonna try and crash land. Acil iniş yapmayı deneyecek. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We're over the shark river. Köpekbalığı nehrinin üzerindeyiz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
They got themselves a raft. Lastik botları varmış. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Them things only hold 3 or 4. Bunlar ancak 3/4 kişi alır. 8 kişiyi nasıl taşır? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
A guy on the raft just shot one of the other men. Bottaki adam, ötekilerden birini vurdu. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
There's two men and a woman Nehir aşağı giden salda iki erkek ve bir kadın var. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
4 others heading into the jungles, Diğer dördü cengele giriyor. Timsahlara ve zehirli yılanlara yem olacaklar. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
It ain't good. Durum iyi değil. Dönüşe geçiyorum. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Somebody better get after these characters. Birisi bu heriflerin peşine düşsün. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You figure the two men on a life raft Lastik bottaki iki adamın Palinov ve pilot olduğunu düşünüyorsun. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
but why did they take the girl? Kızı niye götürüyorlar ki? Yalnız kalmaktan korkmuşlardır. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
They're headed inland. Anakaraya gidiyorlar. Peşlerine düşelim. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Wait. Palinov went downriver. Durun. Palinov nehir aşağı gitti. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I know, pete. Biliyorum Pete. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Well, there's an even chance of losing him. Koylardan birinde teknesi olabilir. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Maybe he'll get away. Sıvışır gider. Belki seneye yakalarız onu. Bunu göze alacağız. Olmaz! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Why, those poor devils Bu biçare adamları bulamazsak bu muhitte bir günden fazla yaşayamazlar. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
That's more important than palinov. Bence bu Palinov'dan daha önemli. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
If i've got a choice between preventing Hangisini tercih ederim: dört kişiyi timsahlar yesin, yılanlar soksun mu... A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
or dying of exposure ...yoksa birkaç kaçakçı mı yakalansın? Kaçakçıları boş ver derim. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Mr. Westlake. Bay Westlake... A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You're right. I've got no argument, Haklısınız. Diyecek lafım yok. Ama bottakilerden biri yabancıdır. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I want to go after her, not palinov. Palinov’u değil, kızı istiyorum. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Look. I'm not gonna send you downriver İki katilin peşine tek başına seni takamam. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
even if the two of us İkisini orada bulabilsek bile! Kız zor durumda, benim yüzümden oldu. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Watch yourself, pete. Dikkatli ol Pete! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Hung up on a root. Dala takıldık. Bot delindi. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Let's get them out of here. Onları buradan alalım. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Tourniquet my leg. Bacağıma turnike yapın... Dizimin üstünden. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You two better go ahead. Siz ikiniz devam edin. Hepimizin yakalanması gerekmez. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
You'll find the key on the boat near the fuel tank. Anahtarı yakıt deposunun yanında bulursunuz. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
We can't leave him here. Onu burada bırakamayız. Gün doğduğunda denizde 12 mil açılmış olmalıyım. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I'm sorry, lady. Beni buluncaya kadar sessiz olmalıyım bayan. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Wait. Durun. Sen! Teknedeki! Kimsin? A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
I've been waiting for you, palinov. Seni bekliyordum Palinov. Joseph! A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
Stay where you are. Olduğun yerde kal. A Lady Without Passport-1 1950 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 1385
  • 1386
  • 1387
  • 1388
  • 1389
  • 1390
  • 1391
  • 1392
  • 1393
  • 1394
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact