Search
English Turkish Sentence Translations Page 3318
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I hate this mall so much. | O alış veriş merkezinden oldukça nefret ederim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now, to conduct this service in the tradition of my church... | Şimdi, bu olayı kilisemin geleneklerinde olan... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| As timed by this dramatic countdown clock. | ...dramatik geri sayım sayacı ile yöneteceğim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't wanna die like this | Korkarak ve altıma işeyerek... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| scared and peeing. | ...ölmek istemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Aw, come on! You're peeing? | Hadi ama! Altına mı işiyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So this is how it ends? | Nasıl son bulacak? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There's so much I wanted to do, | Yapmak istediğim... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so much I wanted to see... | ...görmek istediğim çok şey var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So much of Rayna I wanted to touch. | Rayna'da dokunmak istediğim çok şey var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't let you die like this. | Bu şekilde ölemem. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What, you're gonna get us outta this? | Bizi buradan çıkarmak için ne yapacaksın? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The next best thing. | Sıradaki en iyi şeyi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Stop it!Ha! | Kes şunu! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Stop tickling me. | Beni gıdıklamayı kes. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No brother of mine's dying scared. | Benim korkudan ölen kardeşim yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You'll die laughing. Stop it, Peter! | Gülmekten öleceksin. Kes şunu, Peter! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Seriously, I'm gonna kill you! | Harbiden, seni öldüreceğim! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is my gift to you, Terry. | Bu benim sana hediyem,Terry. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You son of a bitch! | Şerefsiz seni! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Laugh! Aahhh! | Gül! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We did it! We survived! | Başardık! Kurtulduk! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahhh! Stop tickling me! Seriously! | Gıdıklamayı bırak! Ciddiyim! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And, Bernie, do you solemnly promise, | Ve Bernie, sende tüm bu şahitleri... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| in front of this witness... | ...önünde kalbinle söz veriyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, this is like a bad reality show | Bu tıpkı kötü belgesellerde... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| where people marry their pets. | ...insanların evcil hayvanlarını evlendirmesi gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ...to honour and love Pavel, | ...Pavel'ın şerefi ve sevdası üzerine... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| as long as you both shall live? | ...beraber yaşayacağınıza? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh no, sorry. It's an inside joke. | Özür dilerim. Şaka içinde saklı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't. What? | Kabul etmiyorum. Ne? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're smart and handsome, but we just met. | Zeki ve yakışıklısın ama daha yeni tanıştık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't really know anything about you. | Seni gerçekten tanımıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| If you loved me, you'd wait. | Eğer beni seviyorsan, beklersin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But, Bernie, isn't the most important thing | Ama Bernie, bu seni sevdiğimden... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| that I do love you | ...seni hayat sigortası parası için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and that I will always love you | ...öldürene kadar her zaman seveceğimden... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| until I kill you for the life insurance money? | ...daha önemli değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That was awkward. | Bu yanlış oldu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Dammit! How're we gonna open the door? | Hay sıçayım! Kapıyı nasıl açacağız? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm on it. Okay. Agh! | Ben hallediyorum. Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thank you miniature grappling hook! | Teşekkürler minyatür kanca! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm gonna miss Bernie. | Bernie'yi özleyeceğim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And you said this was a stupid thing to buy. | Bunu satın almanın aptalca olduğunu söylemiştin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Come on! Don't do it! Stop the wedding! | Hadi! Yapmayın! Düğünü durdurun! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Stop the wedding! Stop the wedding! | Düğünü durdurun! Düğünü durdurun! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's a murderer! Pavel is a murderer! | O bir katil! Pavel bir katil! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, we figured it out. | Evet, bunu öğrendik. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh. I knew it! | Biliyordum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Only a psycho would marry you. | Seninle yalnız bir psikopat evlenirdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Woo! I just won $50 bucks. | 50 dolar kazandım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You escaped, | Kurtuldunuz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and I guess by now you've called the police. | Sanırım şimdiye kadar polisi aramış olmasınız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Dammit! | Hay sıçayım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, I can't see! Be my eyes! | Terry, seni göremiyorum! Benim gözlerim ol! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow, there's a lot of pigeons | Vay anasını otoparkta amma... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| in the parking lot! | ...güvercin varmış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Say "I do" and sign the hefty life insurance policy. | "Kabul ediyorum" de ve hayat sigortası poliçesini imzala. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Don't do it! I think it's a trap! | Bunu yapma! Bence tuzak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course it's a trap! | Elbette tuzak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, you gotta see this pigeon! | Terry, olum güvercinleri görmen lazım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hi, Dan. | Selam, Dan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, Boyd, no more games. | Pekala, Boyd, daha fazla oyun yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I want my chair back, or else. | Makamımı geri istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Never mind keep the chair. | Unut gitsin makam sende kalsın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I owe you $50 bucks. | Sana 50 dolar borçluyum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Carry on. | Devam et. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boys. What? | Gençler. Ne? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bye, Dan. | Hoşça kal, Dan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, enough! Enough betting on my life, | Tamam, yeter! Hayatımın üzerine bahse girmeniz... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| enough of you two meddling. | ...siz ikinizin her işe burnunu sokması... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Enough of your ridiculous church, | ...gülünç kiliseniz... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and enough of you trying to kill me! | ...beni öldürmeye çalışman yetti artık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Holy crap! Nice punch. | Vay anasını! Aslan pençesi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What happened? Did we win? | Ne oldu? Kazandık mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Is she okay? Was it awesome? | O iyi mi? Mükemmel miydi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, this pigeon... | Terry, güvercine bak... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's got a French fry in his mouth. | Ağzında Fransız kızartması var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He looks like he's smoking. | Sigara içiyormuş gibi görünüyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Seriously? Yeah. | Harbiden mi? Evet. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, come on. I gotta see it. | Hadi. Bunu görmeliyim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's like little groucho. | Küçük Groucho gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Look at it! Oh ho ho! Look at him! | Şuna bak! Şuna bak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's my fry. | O benim kızartmam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The sad part is he isn't even the worst guy I've dated. | İşin üzücü tarafı bu çıktığım en kötü adam değildi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He tried to kill you. | Seni öldürmeye çalıştı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's wanted in four countries. | Dört ülkede aranıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| True. But remember Barry? | Doğru. Ama Barry'i hatırla? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, the guy with all those freckles? | Şu çilli eleman mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ugh! They were so creepy. | Çok tüyler ürperticiydi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah... Nasty. | Evet. İğrenç. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sorry your wedding was such a disaster. | Üzgünüm, senin düğünün tam bir felaketti. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ehn, it wasn't all bad. | Hepsi kötü sayılmazdı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I got this kick ass wedding present from Boyd. | O düğün merasiminde Boyd'a gününü gösterdim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oof! He said they made "better friends," | "İyi arkadaşlar" edindiğini söylemişti. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| whatever that means. | Ne demek istediyse. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let's get drunk. | Hadi sarhoş olalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So Terry, how was your weekend? | Terry, hafta sonun nasıldı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, Pete was out of town for some | Pete, ortaçağ işleri için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| medieval thing, so I had to | ...şehir dışındaydı. Ben de... | Almost Heroes-1 | 2011 |