Search
English Turkish Sentence Translations Page 3319
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Don't care, I finished my pre teen vampire novel! | Boş ver. Çocuklar için yazdığım vampir romanını bitirdim! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, finally! | Sonunda! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Since when do you write pre teen vampire novels? | Ne zamandan beri çocuk vampir romanı yazıyorsun ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, since forever! | Kendimi bildim bileli. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| "Abigail Weatherworth never expected to get fangs | "Abigail Weatherworth bir çift memeye sahip olmadan önce... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow, that sounds very niche. | Vay canına. Tam da çocuklara uygunmuş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's semi autobiographical. | Yarı otobiyografik. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, do you want to read it? | Okumak ister misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I do not! I mean, it's your only copy, | İstemem! Yani, bu senin tek kopyan... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so I'd hate to... read it. | ...o yüzden okumam hoş olmaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's called, "Are you there God? | Adı da, "Tanrı, Orada Mısın?... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's me, Dracula". | ...Yok Ben Drakula". | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow, what a terrible title. | Vay canına ne kötü isimmiş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It even has a 50 page dictionary at the back, | Hatta sonunda 50 sayfalık bir sözlük bile var... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so you can understand the bits that I wrote in vampenglish. | ...böylece Vampirce yazdıklarımı anlayabileceksiniz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's a very old language I just made up. | Yeni uydurduğum çok eski bir dil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Words cannot express how much I wanna read it, | Ne kadar çok okumak istediğimi kelimelerle anlatamam... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but I've got too much going on here, I'm busy. | ...ama yapılacak çok iş var, meşgulüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But you'll be less busy once Peter gets back from his trip. | Ama Peter döndüğünde daha az meşgul olacaksın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I got more done this weekend | Bu hafta sonu, geçen ay yaptığımdan... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| than all last month. | ...çok daha fazla iş hallettim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And we had two straight days without a fire. | Yangınsız iki günümüz oldu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's a record. | Bu bir rekor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Come on, it's only 500 pages! | Hadi ama, 500 sayfacık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Some of it even rhymes. | Hatta içinde şarkılar da var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm sorry, Bernie. | Üzgünüm, Bernie. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| My friend from Harvard is in town, | Arkadaşım Harvard'dan buraya geldi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and I don't even have time to see him. | ve onunla bile görüşecek zamanım yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why don't you just take a day off? | Neden bir günlük izin yapmıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No reason. | Sebebi yok tabi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That one kinda got away from me. | Biraz elimden kaçtı gibi oldu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm a little drunk. | Biraz sarhoşum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm sorry, Terry. | Üzgünüm, Terry. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Drinking and archery do not mix. | Sarhoşluk ve okçuluk bir arada iyi olmuyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, we've all seen the commercials. | Canlı örneğini hepimiz gördük. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I wish you could've been there. | Keşke sen de orada olsaydın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What a mean thing to say. | Bu ne kaba bir dilek böyle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, what exactly were you doing? | Peki tam olarak ne yapıyordun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Larping. | Rolcülük. * | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, what exactly were you doing? | Yani sen tam olarak ne yapıyordun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Live action role playing. | Gerçek zamanlı rol yapma. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine, don't tell me. We dress in costume, | İyi, söyleme. Kostüm giyip... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and hit each other with swords. | ...birbirimize kılıçlarla vuruyorduk. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course you do. | Tabi öyle yapıyordunuz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's a weekend full of magic, intrigue, | Sihir, entrika, şarap ve... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| wine, and wenches. | ...kızlarla dolu bir hafta sonuydu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sounds like the stuff of song. | Şarkı öğeleri gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ooh, I already wrote one! | Bir tane yazdım bile zaten! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I walked into this. | Kendim arandım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ Oh, the wine it was a flowing, ♪ | Şarap akıyordu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ and the wenches were a blushing, and the ♪ | Kızlar kızarıyordu ve... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, you will not believe who was there, dude! | Orada kimi gördüğüme inanmayacaksın! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Trevor Stiles! | Trevor Stiles! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Not that guy I've never heard of! | Şu hiç duymadığım adam mı! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's like the Wayne Gretzky of larping, | Adam rolcülüğün Wayne Gretzky'si* gibi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and we fought him! | ...ve onunla savaştık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Good, you won, now help me with these comics. | İyi, sen kazandın, şimdi bana şu çizgi romanlar için yardım et. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We didn't win! | Biz kazanmadık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nobody beats Trevor stiles. | Kimse Trevor Stiles'ı yenemez. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But still, the bards will sing of it. | Ama yine de ozanlar bunun şarkısını söyleyecek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ Oh, trevor had his axe out, ♪ | Oh, Trevor baltasını çıkardı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ and the wenches they were sad ♪ | Ve kızlar üzgündüler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, I'm glad you enjoyed your day off. | İzin günlerinde eğlendiğine sevindim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That reminds me I'm gonna need Friday off as well, | Cuma günü de çalışamayacağım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I wanna have a party for all my larping buddies. | ...rolcülük arkadaşlarımla parti vermek istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh come on, I haven't had a day off in months! | Hadi ama, ben aylardır izin yapmadım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So take a day off. | Sen de izin kullan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The store literally cannot go a day without me. | Dükkan ciddi anlamda bensiz bir gün geçiremez. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Please Terry, I'm not completely useless. | Lütfen Terry, o kadar da işe yaramaz değilim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Remember? I built my own scissorhands. | Hatırlıyor musun? Kendi makasellerimi yapmıştım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, what's your name? | Adın ne senin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, my fly's open. | Oh, dükkanlarım açık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Which, I'm sure will be a total success, | Eminim ki çok başarılı olacağım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and completely uneventful. | ...ve hiçbir sorun çıkmayacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What a terrible example. | Amma kötü örnek verdin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Come on, the store's doing fine. | Hadi ama, dükkan iyi işliyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And, I am getting better with money. | Ve ben de para kazandıkça daha iyi oluyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Last week you tried to buy a 500 dollar monkey | Geçen hafta karaborsadan 500 dolarlık... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| on the black market. | ...maymun almaya çalıştın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A smoking monkey. | Sigara içen bir maymundu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That investment would've paid for itself. | O yatırım kendi masrafını çıkarabilirdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How would it have paid for itself? | Nasıl kendi masrafını çıkarırdı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We would've sold him the cigarettes! | Ona sigara satardık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Duh! | Yani düşün! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, I can't leave you alone. | Evet, seni yalnız bırakamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, the store is half mine. | Terry, dükkanın yarısı benim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let me prove I can run it on my own. 1 | Kendi kendime işletebileceğimi kanıtlamama izin ver. 1 | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, I'll take the day off. | Tamam, izin kullanacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And he'll be just fine on his own. | Ve kendi başına iyi olacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Stop doing that! | Şunu yapmayı kes! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All right, I taped emergency numbers to the counter, | Pekala, acil durum numaralarını tezgaha yapıştırdım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| as well as instructions for the espresso machine. | ...espresso makinesinin talimatlarını da. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This just says, "do not use." | Burada sadece "kullanma" diyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Exactly, for the love of God, | Kesinlikle, Tanrı aşkına... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| do not use that machine. | ...o makineyi kullanma. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| When you use that machine, bad things happen. | O makineyi kullanırsan kötü şeyler olur. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Rayna, I knew you'd come back. | Rayna, geri geleceğini biliyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I come here every day. Me too! | Buraya her gün geliyorum. Ben de! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We have so much in common. | Ne kadar çok ortak yanımız var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Mm, not really. | Hiç de değil. | Almost Heroes-1 | 2011 |