Search
English Turkish Sentence Translations Page 3363
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| and tell him how you feel, | ...ona ne hissettiğini söylemek... Buna Tracy'nin mi sebep olduğunu düşünüyorsun? | Alphas-1 | 2011 | |
| what you need, and... | ...ya da ihtiyaç duyduğun şeyleri, ve | Alphas-1 | 2011 | |
| No. I'm just I I'm... | Hayır. Bunu yapamam, ben | Alphas-1 | 2011 | |
| I can't. I'm sorry. | Yapamam. Üzgünüm. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes, you can. No. | Evet, yapabilirsin. Hayır. | Alphas-1 | 2011 | |
| You did just now with me. | Az önce benimle yüzleştin ya. | Alphas-1 | 2011 | |
| That wasn't so difficult, was it? | O kadar da zor değilmiş, değil mi? | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes, it was it was | Doğru, bu | Alphas-1 | 2011 | |
| It wasn't so hard. Good, so you'll tell him. | Çok da zor değildi. Güzel, git ve ona söyle. | Alphas-1 | 2011 | |
| Now, you were saying, | Şimdi, diyordun ki... | Alphas-1 | 2011 | |
| uh, residue, citrus rind and nicotine. | ...tortu, turunçgil kabuğu ve nikotin kalıntıları. | Alphas-1 | 2011 | |
| Oh, yes. | Doğru. | Alphas-1 | 2011 | |
| An enzyme found only in Caucasians | Yalnızca Kuzey Avrupa soyunda... | Alphas-1 | 2011 | |
| of Northern European ancestry. | ...bulunan bir tür enzim. | Alphas-1 | 2011 | |
| So our assassin is, what, | Demek ki suikastçimiz... | Alphas-1 | 2011 | |
| a jittery orange eater from Norway? | ...Norveç'ten gelen sinirli bir portakal yiyici mi? | Alphas-1 | 2011 | |
| Uh, anyway, | Her neyse... | Alphas-1 | 2011 | |
| that winnowed our search down from 10,000 | ...bu şüpheli listemizi on binden... | Alphas-1 | 2011 | |
| to less than 300 suspects, | ...üçyüz kadar kişiye düşürüyor... | Alphas-1 | 2011 | |
| which I then cross referenced with Harken's list from the FBI, | ...ki bu isimleri de Harken'in FBI'dan getirmiş olduğu listeyle karşılaştırdım... | Alphas-1 | 2011 | |
| and that left us with 40 potential shooters. | ...ve şu anda elimizde kırk kadar potansiyel nişancı var. | Alphas-1 | 2011 | |
| Gary's checking their names for a match. | Gray, uyuşma var mı diye isimlerini kontrol ediyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| That's... That's great work. | Harika iş çıkardın. | Alphas-1 | 2011 | |
| That's gonna make our job a whole lot easier. | İşimizi çok kolaylaştıracak. | Alphas-1 | 2011 | |
| You guys need to see this. | Bunu görmeniz gerek çocuklar. | Alphas-1 | 2011 | |
| One more, son! | Son bir tane daha, evlât. | Alphas-1 | 2011 | |
| Let's go. Two more strikes! | Hadi. İki vuruş daha. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yeah! Whoo! That's two strikes! | Evet! Vay canına! İki vuruş oldu resmen. | Alphas-1 | 2011 | |
| Come on, come on, come on! | Hadi, hadi, hadi. | Alphas-1 | 2011 | |
| You got him, you got him! | Yakaladın, yakaladın! Binghamton'a dönünce ararım seni. | Alphas-1 | 2011 | |
| You got him, you got him! | Yakaladın, yakaladın! | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes, that's him. That's Hicks, number seven. | Evet, bu o. Bu Hicks, yedi numara. | Alphas-1 | 2011 | |
| You sure we got the right guy? | Doğru adam olduğuna emin misin? | Alphas-1 | 2011 | |
| Is that him? | Bu o mu cidden? | Alphas-1 | 2011 | |
| Cameron Hicks. | Cameron Hicks. | Alphas-1 | 2011 | |
| He's the highest rated marksman in the history of the corps. | Teşkilat tarihindeki en iyi nişancı. | Alphas-1 | 2011 | |
| Never fired a shot in combat, | Gerçekte hiç ateş etmedi... | Alphas-1 | 2011 | |
| but his testing is off the charts. | ...ama testleri mükemmel geçti. | Alphas-1 | 2011 | |
| Something's wrong here. | Burada yanlış olan bir şey var. | Alphas-1 | 2011 | |
| A deadly assassin working in a grocery store? | Ölümcül suikastçi bakkalda mı çalışıyor? | Alphas-1 | 2011 | |
| Have a nice day. | İyi günler dilerim. | Alphas-1 | 2011 | |
| A hot deadly assassin, but... | Ateşli bir ölümcül suikastçi, ama... | Alphas-1 | 2011 | |
| Why would he? | ...neden çalışsın ki? | Alphas-1 | 2011 | |
| You're an absolute mess, woman. | Manyağın tekisin, kadın. | Alphas-1 | 2011 | |
| Have you no shame? What? | Hiç utanman yok mu senin? | Alphas-1 | 2011 | |
| I like the blue collar look. | İşçi görünümünü severim. | Alphas-1 | 2011 | |
| I know you do. And the bad boy thing. | Bilmez miyim. Bir de kötü adamlara. | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm sure. | Kesin öyledir. | Alphas-1 | 2011 | |
| Please, you're just grumpy. No, I'm not. | Lütfen ama, aksisin sadece. Hayır, değilim. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes, you're grumpy, you should mellow. | Evet, aksisin, biraz daha cana yakın olman gerek. | Alphas-1 | 2011 | |
| You're hung over. You always drink. | Akşamdan kalmasın. Sürekli içiyorsun. | Alphas-1 | 2011 | |
| I had one beer and two tequila shots. | Sadece bir bira ve iki tekila içtim. | Alphas-1 | 2011 | |
| Which is like breakfast for me. | Benim için kahvaltı sayılır onlar. | Alphas-1 | 2011 | |
| You drank beer for breakfast? | Sen kahvaltıda bira mı içiyorsun? | Alphas-1 | 2011 | |
| I like cereal. | Ben mısır gevreğini severim. | Alphas-1 | 2011 | |
| I have a special mixture. | Özel bir karışımım var. | Alphas-1 | 2011 | |
| Hey, Hicks. | Hey, Hicks. | Alphas-1 | 2011 | |
| You walked out in the middle of last shift. | Son vardiyanın tam ortasında yürüdün gittin. | Alphas-1 | 2011 | |
| You never came back, you never called. | Hiç geri gelmedin, hiç aramadın. | Alphas-1 | 2011 | |
| Uh, no, I, uh... | Doğru, ben | Alphas-1 | 2011 | |
| Look, I just, um... | Bak, cidden | Alphas-1 | 2011 | |
| I stepped out for a minute. Are you on drugs, my man? | Bir anlığına kendimden geçmişim. Uyuşturucu mu kullanıyorsun, adamım? | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm sorry. Company policy. | Özür dilerim. Şirket kuralları. | Alphas-1 | 2011 | |
| Oh, come on, look, you don't have to do this. | Hadi ama, bunu yapmak zorunda değilsin. | Alphas-1 | 2011 | |
| I got no choice. | Başka şansım yok. | Alphas-1 | 2011 | |
| There. There he is. | İşte. İşte orada. | Alphas-1 | 2011 | |
| He's walking south. | Güneye doğru gidiyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| Okay, Gar. | Peki, Gar. | Alphas-1 | 2011 | |
| He his apartment is five blocks south from here. | Dairesi, buradan tam beş sokak güneyde. | Alphas-1 | 2011 | |
| No, his apartment. | Onun dairesinde! | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel's at his apartment. Yes! | Rachel, şu anda onun dairesinde. | Alphas-1 | 2011 | |
| I told her, in and out. She needed a little longer. | Çabucak girip çıkmasını söylemiştim. Biraz daha zamana ihtiyacı vardı. | Alphas-1 | 2011 | |
| Guys, in the field, when I give you orders, | Çocuklar, dışarıdayken, size emir verdiğimde... | Alphas-1 | 2011 | |
| you take them. They're my orders. | ...onları uygulayın. Benim emirlerim onlar! | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, out now. | Rachel, hemen çık. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, copy. Get out. | Rachel, duyuyor musun? Oradan hemen çık. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, out of there now. Rachel. | Rachel, oradan derhal uzaklaş. Rachel! | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel! | Rachel! | Alphas-1 | 2011 | |
| She's not listening. Copy. | Seni duyamıyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| What about her cell phone? | Telefonunu arayayım ben. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel! She's not listening. | Rachel! Seni duymuyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| Amateur hour! | Hepiniz amatörsünüz! | Alphas-1 | 2011 | |
| Keep trying her. I'm going in. | Sen aramaya devam et. Ben içeri giriyorum. | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm on it. | Tamamdır. | Alphas-1 | 2011 | |
| Hey, you guys, I found something. | Çocuklar, bir şey buldum. | Alphas-1 | 2011 | |
| Get out of there. | Hemen oradan çık! | Alphas-1 | 2011 | |
| What? Rachel, he's coming! | Ne? Rachel, Cameron geliyor! | Alphas-1 | 2011 | |
| Get out of there! Hey! | Hemen çık oradan! Hey! | Alphas-1 | 2011 | |
| Whoa! Whoa, whoa, whoa! | Dur! Dur, dur, dur! | Alphas-1 | 2011 | |
| FBI! Hold it! | FBI! Ateş etme! | Alphas-1 | 2011 | |
| On...the ground now! | Hemen yere yat! | Alphas-1 | 2011 | |
| Okay, okay! Now! | Tamam, tamam! Hemen! | Alphas-1 | 2011 | |
| Yeah, come here! Come here! | Buraya gel! Buraya gel! | Alphas-1 | 2011 | |
| What the hell'd you do to my car? | Arabama ne yaptın be adam! | Alphas-1 | 2011 | |
| Careful, Gar, okay? | Dikkat et, Gar, olur mu? | Alphas-1 | 2011 | |
| You've been going for five minutes. | Beş dakika boyunca gücünü kullandın. | Alphas-1 | 2011 | |
| You're spiking, okay? | Kendinden geçmişsin resmen. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, what do you hear? | Rachel, ne duyuyorsun? | Alphas-1 | 2011 | |
| He's he's running, uh, past a cafe, | Koşuyor, bir kafeyi geçti... | Alphas-1 | 2011 | |
| and and there's a street musician in front. | ...şu anda bir sokak müzisyeninin önünde. | Alphas-1 | 2011 |