Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160759
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Prison band was there and they began to wail | Hapishane orkestrası oradaydı ve çalmaya başladılar | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
The band was jumping and thejoint began to swing | Orkestra oynak çalıyordu ve yer yerinden oynuyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
You should of heard those knocked out jailbirds sing | O kafayı bulmuş kader kurbanlarını şarkı söylerken görmeliydin | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Everybody on the whole cell block | Tüm bloktaki herkes | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Was dancing to thejailhouse rock | Hapishanede rock | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Spider Murphy played the tenor saxophone | Örümcek Murphy tenor saksofon çalıyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
LittleJoe was blowin' on the slide trombone | Trombonu Küçük Joe üflüyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
The drummer boy from Illinois went crash, boom, bang | Illinois'li davulcu çocuk güm, bam, bum diyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Everybody on the whole cell block | Tüm blokta herkes | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Was dancing to thejailhouse rock | Hapishanede Rock'la dans ediyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Sad Sack was sitting on a block of stone | Hüzünlü Çuval, bir taş yığınının üzerinde oturuyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Way over in the corner weeping all alone | Ta orada, bir köşede yapayalnız ağlıyordu | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
The warden said Buddy, don't you be no square | Müdür dedi, Buddy, açık görüşlü ol | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
If you can't get a partner use a wooden chair | Eş bulamazsan bir sandalyeyle danset | The Blues Brothers-5 | 1980 | ![]() |
Here's a bit of something for you. | Al bakalım, bir parça da sana. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now, now, laddie, I only wanted to be friendly. | Hadi ama kızım, dostça davranmak istiyorum sadece. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Here you are now, Robbie. | Demek buradasın Robbie. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Wait a minute now. | Bekle bakalım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He'll no leave the grave... | Mezarın başından ayrılmıyor... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
not since Wednesday last when we buried the lad. | ...Çarşamba günü sahibini gömdüğümüzden beri. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Your son, ma'am? | Oğlunuz muydu bayan? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He must have been a fine lad for the wee dog to love him so. | Köpek kendisini bu kadar çok sevdiğine göre iyi biri olmalı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Aye. A fine lad he was. | Evet, iyi biriydi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gentle with all little things, like Robbie here. | Kendinden küçüklere hep iyi davranırdı, tıpkı Robbi'ye yaptığı gibi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now I cannot get the dog to leave here. | Şimdi de mezarın başından alamıyorum onu. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But it's probably for the best... | Ama böylesi daha iyi... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
for I have not got the money to afford a grave watcher. | ...mezara bekçilik etmesi için kimseye verecek param yok. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Not much danger here, I wouldn't think, right here in the heart of Edinburgh. | Edinburgh'un orta yerinde böyle bir sorun yaşanacağını zannetmiyorum efendim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
They're uncommon bold, the grave robbers... | O mezar soyguncuları yok mu, gözü dönmüş hepsinin... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and the daft doctors who drive them on. | ...onları işe koşan arsız doktorların da. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm by way of being a medico myself. | Ben de tıpçı olma yolundayım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
A doctor? A student. | Doktor musun? Öğrenciyim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I've been studying under Dr. MacFarlane. | Dr. MacFarlane'ın yanında eğitim alıyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That is, I've been studying until today. | Bugüne kadar öyleydi yani. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Here we are, ma'am. Thank you. | İşte geldik bayan. Teşekkür ederim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Come, little miss... | Gelin küçük hanım... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Cabman Gray will carry you safe enough. | Arabacı Gray sizi emniyetli bir şekilde taşıyacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Would you like to give my horse a pat? Yes. | Atımı okşamak ister misin? Evet. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He knows every little girl in Edinburgh. | Edinburgh'daki tüm küçük kızları tanır. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Someday, when you're running and playing in the streets... | Bir gün, sen sokaklarda koşup oynarken... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
he'll nicker at you as we go by. | ...oradan geçtiğimizde sana kişneyecek. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I can't run and play. | Ben koşup oynayamam. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Lass, I forgot that. | Unutmuşum kızım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
All the more reason then for friend here to give you a hello. | Dostumuzun seni selamlamak için daha çok nedeni var o halde. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He'll keep an eye out for you. Won't you, friend? | Bir gözü hep sende olacaktır. Değil mi dostum? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There now, safe in your own wee cab. | Haydi bakalım, kendi arabanda güvendesin şimdi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now you watch sharp, little miss, for my horse to give you a hello. | Gözünü açık tut küçük hanım, çünkü atım seni selamlayacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I would like to see Dr. MacFarlane. | Dr. MacFarlane'la görüşmek istiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It's all right, darling. Don't be afraid. | Her şey yolunda tatlım. Korkma. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. MacFarlane? | Dr. MacFarlane? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm Mrs. Marsh, and this is my daughter Georgina. | Ben bayan Marsh, bu da kızım Georgina. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. Maximillian of Leyden asked me to present this to you. | Leyden'den Dr. Maximillian bunu size vermemi istedi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. Maximillian, a very famous colleague of mine. | Dr. Maximillian, meşhur bir meslektaşımdır. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He thought you might examine my little girl. | Kızımı muayene edebileceğinizi düşünmüştü. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Delighted to honor his request. Come in. | İsteğini yerine getirmek beni memnun eder. Gelin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Born paralyzed? No, it was an accident. | Felçli mi doğdu? Hayır, kaza geçirdi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Was the paralysis immediate? No, Doctor. | Felç kazada mı meydana geldi? Hayır doktor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
She seemed to get better. | İyileşiyor gibiydi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Then about six months later, she began to complain of pain in her back. | Altı ay kadar sonra, sırt ağrılarından şikayet etmeye başladı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
How long after that was paralysis complete? | Felç ne kadar süre sonra indi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Nearly a year. | Aşağı yukarı bir yıl. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Any attacks of pain since? Yes, Doctor. | Ondan sonra ağrı nöbetleri oldu mu? Evet doktor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is this pain sporadic or constant? It comes at intervals. | Bu ağrılar tek tük mü yoksa kalıcı mı? Aralıklarla geliyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
They used to be months apart, but they've been growing more frequent... | Önceleri bir kaç ayda bir oluyordu, ancak artık sıklaştılar... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
much more frequent. | ...çok sıklaştılar. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Tell me, child, when you have this pain in your back, where is it? | Söyle bakalım çocuğum, sırtındaki ağrı nerede oluyor? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is it in the middle of your back? I don't know. | Sırtının ortasında mı? Bilmiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is it low down in your back? I don't know. | Aşağıya doğru mu? Bilmiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Point to where it hurts. You can at least do that, can't you? | Acıyan yeri göster. Bunu yapabilirsin, değil mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
This is useless, ma'am. | Faydası olmuyor bayan. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Please, darling, don't be so stubborn. Mother, he frightens me. | Lütfen tatlım, inat etme. Anne, beni korkutuyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Excuse me, Dr. MacFarlane. Come in, boy, come in. | Afedersiniz Dr. MacFarlane. Gel oğlum, içeri gel. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Perhaps you can do something with this young lady. | Belki sen bu küçük hanıma yardımcı olabilirsin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I can't get an "aye," "yes," or "no" out of her. | Ağzından 'evet' ve 'hayır'dan başka laf alamıyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But, Doctor, I only wanted to speak to you... | Ama doktor, ben sadece sizinle konuşmak | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It's a chance to test your bedside manner. | Hastaya yaklaşımını test etmek için iyi bir şans. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Take a look at the child. | Çocuğa bir göz at. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Are you a doctor, too? Not yet. | Sen de doktor musun? Henüz değil. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You'll be a good one. I know all about doctors. | İyi bir doktor olacaksın. Doktorlar hakkında her şeyi bilirim ben. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's a nice chair you have. Useful, too. It isn't English, is it? | Sandalyen güzelmiş. Kullanışlı da. İngiliz malı değil galiba, öyle mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What you really want to ask me is about my back, isn't it? About where it hurts? | Bana asıl sormak istediğin sırtım, değil mi? Neresinin acıdığı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It's sort of all around here and then down my legs. | Galiba buranın her yeri, sonra da bacaklarıma doğru iniyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It aches as if I'd been walking an awfully long way. | Uzun bir yol yürümüşüm gibi ağrıyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's funny, isn't it, because I can't walk at all. | Tuhaf değil mi? Çünkü hiç yürüyemiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Would you mind very much if I lifted you onto that table in there? | Seni şuradaki masaya taşımamın mahsuru var mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The child seems to take to the lad. Yes, she does. | Çocuk onu sevdi galiba. Evet, sevdi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What sort of an accident was it, ma'am? | Nasıl bir kaza geçirmişti? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
A carriage overturned. My husband was killed and Georgina was hurt. | Arabaları takla attı. Kocam öldü ve Georgina da yaralandı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
How long ago? Three years. | Ne zaman? Üç yıl önce. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. MacFarlane. Excuse me. | Dr. MacFarlane. İzninizle. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Fettes, wheel the little girl into the hall. | Fettes, küçük kızı koridora çıkarır mısın? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It seems that Dr. Maximillian is right. | Dr. Maximillian haklı görünüyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The violence of the accident must have disturbed the tissues... | Kazanın şiddeti dokulara zarar vermiş... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and caused a traumatic tumor... | ...ve travmaya bağlı bir tümör oluşmuş. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
a sort of growth that presses on the nerve centers. | Sinir merkezlerine baskı yapan bir tümör. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But can anything be done for her? Perhaps. | Bir şey yapabilir miyiz peki? Belki. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
A very delicate operation. | Çok hassas bir ameliyat. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
An operation which has never been performed before... | Daha önce hiç yapılmamış bir ameliyat. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
but I believe it could be done. And you will try? You will operate? | Ancak ben mümkün olduğuna inanıyorum. Deneyecek misiniz? Yapacak mısınız? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Not I, madam. But, Doctor, in Leyden, in Paris... | Ben yapamam hanımefendi. Ama doktor, Leyden'de, Paris'te... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |