Search
English Turkish Sentence Translations Page 1378
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Have some heart | Biraz merhametin olsun. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
On the day the boys disappeared, Yes? | Çocukların kaybolduğu gün... Evet? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I heard Jong ho's mother went looking for them early on. | Jong ho'nun annesinin onları daha önce aramaya çıktığını duydum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I heard she did for a little while. | Onları bir süre aradığını duydum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I went out and came home at around 4 pm. | Dışarı çıkmış ve eve saat 4 civarında dönmüştüm. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The food I left for my son was still there, | Oğlum için bıraktığım yemek olduğu gibi duruyordu... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So I went to Jong ho's house to find him. | ...bu yüzden onu aramak için Jong ho'ların evine gittim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But the door was locked and no one answered the door. | Ancak kapı kapalıydı ve kimse kapıyı açmadı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You mean the front gate? | Ön kapıyı mı diyorsunuz? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
No, the door inside the house. | Hayır, evin içindeki kapıyı diyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Do they usually lock that door? | O kapıyı genellikle kilitliyorlar mı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
No, because there are many tenants living there. | Hayır, çünkü orada oturan bir sürü kiracı var. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
if her son could be coming home any time? | ...kapıyı neden kilitlesin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Jong ho? Yes. | Jong ho? Evet. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Get up! | Hep aynısın, serseri! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You think this is a joke? | Bunun şaka olduğunu mu sanıyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Is this funny to you? What? | Bu sana komik mi geliyor? Ne? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Do I sound funny to you? You're full of shit. | Komik mi görünüyorum sana? Pisliğin tekisin sen. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You think you can air this? | Bunu yayınlayabileceğini mi sanıyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You're accusing the parents! | Aileleri suçluyorsun! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Just raising questions. Raising questions? | Soru işaretleri yaratıyorum sadece. Soru işaretleri yaratmak mı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What if you're wrong? | Ya yanılıyorsan? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What the hell! | Ne oluyoruz! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I can't do this. I won't. | Bunu yapamam. Yapmayacağım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Come on, chief. | Hadi ama, Şef. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Believing your crap? Not me, professor HWANG. | Saçmalıklarına mı inanayım? Bana değil, Profesör Hwang'a inan. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Stupid! That doesn't matter. | Seni aptal! Ha sen ha o, hiç fark etmez. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Once it airs, it's our responsibility! | Bir kez yayınladı mı, bizim sorumluluğumuz olur! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Come on, chief! | Hadi ama Şef! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Bro! | Lanet olsun. Ağabey. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Let's be honest. | Hadi dürüst olalım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
People younger than you are holding higher positions than you in Seoul. | Senden daha genç olanlar, Seul'da senden daha yüksek pozisyondalar. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Think why you're stuck here in Daegu. | Neden burada, Daegu'da kısılıp kaldığını düşün. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Is life that great doing everything by the book? | Hayat, her şeyi kitabına göre yapacak kadar mı iyi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And what will you do if you're wrong? | Yanılıyorsan ne yapacaksın peki? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That would be the end of you. | Bu senin sonun olur. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'll handle it! | Sorumluluğu ben üstlenirim! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
How many times do I have to tell you? | Sana kaç kez söylemem gerekiyor? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
There were no calls from home. | Evden hiç telefon edilmedi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I clearly remember working at the factory all day. | Tüm gün fabrikada olduğumu gayet net hatırlıyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Stop this already. | Kesin şunu artık. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I came out thinking you might have something, | Buraya belki bir şey bulmuşsunuzdur diyerek geldim ama... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But this is waste of time. Geez. | ...bu sadece zaman kaybı. Tanrım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Mr. KIM. Record him. | Bay Kim. Çek onu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
If you're innocent, let's verify it in person. | Eğer masumsanız, hadi bunu şahsen doğrulayın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I worked the afternoon shift that day! | O gün öğleden sonra vardiyasında çalıştım! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I told you, already! | Bunu size zaten söylemiştim! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So let's verify it! Why are you avoiding it? | O halde doğrulayın! Neden bundan kaçınıyorsunuz? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What am I avoiding? | Neden kaçınıyorum? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I have no reasons to avoid anything! | Herhangi bir şeyden kaçınmak için bir nedenim yok! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
There's someone behind this case. | Bu vakanın arkasında biri var. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I believe that you're the suspect. | Şüphelinin sen olduğuna inanıyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I know the kids are buried in your house. | Çocukların evinizde gömülü olduğunu biliyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What? You son of a bitch! | Ne? Seni orospu çocuğu! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Did you get that? Go to hell. | Çektin mi bunu? Canınız cehenneme. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You said you're Innocent | Masum olduğunu söyledin. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Then why did you hit him? Get him on tape. | O halde ona neden vurdun? Onu banda al. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'll be watching you. | Gözüm üstünde olacak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The truth is bound to come out some day. | Gerçek bir gün mutlaka ortaya çıkacak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Fine. Do what you want. | Güzel. Ne istiyorsan onu yap. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But if you're wrong, you deal with the consequences. | Ancak eğer yanılıyorsan, sonuçlarına da sen katlanırsın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You deal with it. | Sen katlanırsın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You're accusing the parents? | Anne babayı mı suçluyorsunuz? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Do you have evidence? | Kanıtınız var mı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Let's look at the documents again. | Evraklara tekrar bakalım hadi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
WOO Won gil. 13, the oldest. | Woo Won gil. 13 yaşında, en büyükleri. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
PARK Yong deok, 11. | Park Yong deok, 11 yaşında... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And KIM Jong ho... | ...ve Kim Jong ho... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
300,000 searched for these boys. | 30,000 kişi bu oğlanları aradı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Mrs. KIM didn't press the tracking button by mistake. | Bayan Kim, izleme butonuna yanlışlıkla basmadı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Wow! All three TV stations are here! | Vay canına! Her üç TV istasyonu da burada! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I know this is wrong but I... | Bunun yanlış olduğunu biliyorum ama... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What? You think our boys are buried there? | Ne? Çocuklarımız burada mı gömülü sanıyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You think they'll really dig? | Gerçekten kazacaklar mı dersin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
They're so sure of it. | Bundan çok eminler. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
At least well find out the truth. | En azından gerçeği öğreniriz. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
How can you say that? Am I wrong? | Bunu nasıl söylersin? Haksız mıyım? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Outta the way! | Yolu açın! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Geez, people! | Tanrım, insanlar! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Don't you see a car coming?! | Arabanın geldiğini görmüyor musunuz? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Out of the way. | Çekilin yoldan. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'm not really sure about this, | Bundan çok değilim aslında ama... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
but I'm just going with it. | ...ayak uyduruyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So I hope you know what you're doing. | Bu yüzden umarın ne yaptığınızı biliyorsunuzdur. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Let's start with the toilet. | Hadi tuvaletle başlayalım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The toilet? | Tuvalet mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hey Goo taek! Get the hose! | Hey Goo taek! Hortumu getir! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hustle! Your feet glued to the ground? | Acele edin! Ayaklarınız yere mi yapıştı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hold on. | Durun. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This is crazy! Stop him! | Bu delilik! Durdur onu! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You just gonna sit and watch? | Öylece durup seyir mi edeceksin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Mrs. KIM! Do something! | Jung ho'nun annesi! Bir şeyler yap! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I can't believe this... | Buna inanamıyorum... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Dig here. | Kazın burayı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It's new cement. | Yeni dökülmüş bir çimento bu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Send someone here to the back of the house. | Evin arkasına birini gönderin. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Dig like the professor says. | Profesörün söylediği gibi, kazın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hustle! | Acele edin! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Get this! | Çek şunu! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It's a shoe! | Bu bir ayakkabı! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |