Search
English Turkish Sentence Translations Page 1380
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
This is ridiculous. | Bu çok saçma. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This area was thoroughly searched. | Bu bölge adam akıllı arandı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Let's say that the children got cold, and covered themselves with leaves. | Diyelim ki çocuklar üşüdü ve kendilerini yapraklarla örttüler. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So we couldn't find them. | Bu yüzden onları bulamadık. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It'll be a closed case if it's natural death. | Eğer doğal ölüm olursa dava kapanır. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Leave it unsolved. | Faili meçhul bırak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You know what I mean? Yes, sir. | Ne demek istediğimi anlıyorsun? Evet, efendim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Take a close look. | Yakından bir bakın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
These are not our kids. Are they them? | Bunlar bizim çocuklarımız değil. Onlar mı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I don't think it's them. | Onlar olduğunu sanmıyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Oh... | Öyle mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
There is a track suite. | Şurada bir eşofman var. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It says NAMDONG ELEMENTARY SCHOOL, | Namdog İlkokulu yazıyor üstünde... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
not DEOK SUH. | ...Deok Suh değil. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Are you listening? | Dinliyor musun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's my son. | O benim oğlum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
My son... | Oğlum... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
My son used to go to that school before he transferred. | Oğlum, transfer olmadan önce o okula gidiyordu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He wore that track suit that day. | O gün, o eşofmanı giymişti. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I think that's him... | Sanırım bu o... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What are you saying? | Ne diyorsun sen? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What's the cause of death? | Ölüm nedeni nedir? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Police say it was hypothermia. | Polis hipotermi olduğunu söylüyor. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I have no answers yet. | Henüz bir cevabım yok. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The parents have confirmed the children's clothes | Aileler, çocukların giysilerini ve... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
and verified the remains as the missing children. | ...kalıntıların kayıp çocuklar olduğunu doğruladı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
We think the cause of death is hypothermia. | Ölüm nedeninin hipotermi olduğunu düşünüyoruz. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It was drizzling in the evening | Kayboldukları gün akşam saatlerinde... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
on the day of their disappearance. | ...yağmur serpiştiriyordu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Wasn't Mt. To ap thoroughly searched? | To ap dağı enikonu araştırılmamış mıydı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This is a little far from where they disappeared. | Burası kayboldukları yerden biraz uzak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Therefore this area wasn't as thoroughly searched, | Bu nedenle bu bölge diğer bölgeler gibi... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
As other areas. | ...iyice araştırılmadı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What are you saying? That's bullshit! | Neler diyorsunuz siz? Bu saçmalık! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Why would they not come home And freeze to death here? | Neden eve gelmeyip, burada donarak ölsünler? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The kids came around here like it's their backyard. | Çocuklar burayı avuçlarının içi gibi bilirdi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
How dare you say it was natural death? | Doğal ölüm demeye nasıl cüret edersin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You son of a bitch! | Seni aşağılık herif! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Isn't that the psycho who came to dig up Jong ho's house? | Jong ho'ların evine gelip kazan psikopat değil mi o? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Why the hell is he here? | Ne arıyor bu burada? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Why the hell are you here? | Ne halt ediyorsun sen burada? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Who are you after this time? | Bu kadar zamandan sonra hangi yüzle geliyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Who killed him? | Onu kim öldürdü? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You bastards did. | Siz piç kuruları öldürdü. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You still think the parents killed them? | Sen hâlâ onları ailelerin öldürdüğünü mü düşünüyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Jong ho's father went to his dead son. | Jong ho'nun babası ölen oğluna gitti. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He died wrongly accused, | Haksızca suçlanmış olarak öldü... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
and sent our kids back to us! | ...ve çocuklarımızı bize geri gönderdi! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You have no right to be here! | Burada olmaya hiç hakkın yok! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Get the hell out of here! | Defol git buradan! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
For all this time... | Bütün bu zamandır... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You've been lying here? | ...burada mı yatıyordunuz? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Right in front of home? | Evin hemen önünde mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hey, Producer KANG! | Hey, Yapımcı Kang! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I told you he'll move the remains. | Sana, kalıntıları taşıyacağını söylemiştim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
They thoroughly searched all over Mt. To ap. | To ap dağının her yerini adam akıllı araştırmışlardı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Even this area, for sure. | Hatta kesinlikle bu alanı da ama... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But why are the bodies found now? | ...cesetler neden ancak şimdi bulundu? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Because they were moved. | Çünkü taşındılar. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So who moved them here? | O halde onları kim taşıdı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Did you know Jong ho's father rebuilt his house? | Jong ho'nun evini yeniden inşa ettiğini biliyor muydun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
They put in a new foundation | Yeni bir temel attılar. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
How can you say that? You saw the remains. | Bunu nasıl söyleyebilirsin? Kalıntıları sen de gördün. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That doesn't mean one of em is Jong ho. | Bu, onlardan birinin Jong ho olduğu anlamına gelmez. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You can easily get human bones... | Çok kolaylıkla insan kemiği bulabilirsin... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's enough, you son of a bitch. | Bu kadarı yeter, seni piç kurusu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Jong ho's father passed away. | Jong ho'nun babası vefat etti. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So? Is that my fault? | Yani? Bu benim hatam mı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So let's drop this. Enough already. | Konuyu kapatalım o halde. Yeter artık. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Fine. Stick to the facts. | Güzel. Gerçeklere bağlı kal o halde. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Prove that the remains weren't moved here. | Kalıntıların buraya taşınmadığını kanıtla. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You want to be that famous and special? | O kadar mı ünlü ve özel olmak istiyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I said stick to the facts! Facts? | Gerçeklere bağlı kal dedim! Gerçekler mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What about the recording of Jong ho and his mother? | Jong ho ile annesinin konuşma kayıtlarına ne demeli? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What about it? | Ne olmuş ona? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
They talk in that tone through most of the recording, | Kayıtların çoğunda o ses tonu ile konuştular... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Because they were tired of all the prank calls | ...çünkü tüm o şakacı aramalardan bıkmışlardı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But they still hoped it might be him. | Yine de hâlâ o olabileceğini umdular. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What about Jong ho's father's alibi!? | Ya Jong ho'nun babasının şahidine ne demeli? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
His colleagues testified that they weren't sure if | İş arkadaşları onu o gün erken ayrılıp ayrılmadığından... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Jong ho's father left early that day. | ...emin olmadıklarına dair yeminli ifade verdiler. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Why did you leave that part out? | Neden bu kısımdan hiç söz etmedin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Because then you'd be proven wrong. | Çünkü o zaman yanıldığın ispatlanırdı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's fabrication. | Uydurmaların. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He clocked in at the factory that day. | Adam o gün fabrikada işbaşı yapmış. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
There's evidence, you son of a bitch! | Ortada kanıt var seni piç kurusu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You're the ones who put the shovel in my hands! | Küreği ellerime tutuşturan sendin! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I wasn't the only one. | Bir tek ben değildim... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But I took all the blame for it! You coward! | ...ama ceremesini ben çektim! Seni korkak! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You think you're so brave and smart? | Kendini o kadar cesur ve akıllı mı sanıyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Fuck you. | Cehenneme git. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Admit it. We just wanted to make the headline. | Kabul et. Manşetlere çıkmak istedik yalnızca. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I bet everything! | Her şey üzerin bahse girdim... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And I lost everything! | ...ve her şeyi kaybettim! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
My family! | Ailemi... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
My job! | İşimi... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And my reputation! | ...ve ünümü! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What the hell did you lose? | Hangi lanet şeyi kaybettin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
KANG!! | Kang! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Was it murder? | Cinayet miydi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |